Çeviriler

Smeb: Bu sene kariyerimin en zor zamanlarını geçirdim

Önümüzdeki sezon kt Rolster’da kalmaya karar veren Smeb; takımının kökten değişen kadrosu, kendisi ve koçları hakkında çıkan dedikodular, sezon boyunca yaşadığı zorluklar ve LCK’in geleceği hakkında InvenGlobal’a keyifli ve uzun bir röportaj verdi.

Takımda kalıp kt Rolster efsanesi olma yoluna girdin. Sezon öncesi senin için nasıl geçti?

Amacım efsane olmaktansa kalıcı bir eve sahip olmaktı. Sürekli takım değiştirmekten yoruldum ve rahat hissettiğim bir ortamda oynamak istiyorum. Ayrıca takımım benimle çok ilgilendi ve fazla düşünmeme gerek olmadı.

Son zamanlarda oyuncular, transfer dönemine “Şu oyuncuyla oynamak, aynı takımda olmak istiyorum.” yaklaşımıyla bakıyor. Aynı şeyleri ben de düşünüyordum ama bunun çok da önemli olmadığına karar verdim. İlk imzayı atan ben olduğum için belki başka oyuncular bunu görüp bana katılmak ister diye düşündüm, sonuçta herkes kendine iyi takım arkadaşları arıyor. Takımımızın eski oyuncuları elbette çok iyiydi ama kt gibi bir takım söz konusu olduğunda gelenlerin gidenleri aratmayacağını herkesin bilmesini istedim.

Yani bu kararı vermeni sağlayan şey, kendine olan güvenindi, öyle mi?

Kendime güveniyordum ama başka insanların bana bakışı olumlu değildi. Takımımın beni el üstünde tutuyor olması kendime daha çok güvenmemi sağladı. Ayrıca bana teklif yapan pek çok takım vardı, bu da kendime olan güvenimi tazelememe yardım etti.

Eski takım arkadaşların takımda kalsaydı, takımınız için daha yararlı olmaz mıydı?

Elbette, onlarla oynamayı çok istiyordum. Ancak herkes çok şey yaşamıştı. Beraber ağladık, güldük ve acı çektik. Bu yüzden de “Hadi bunu bir kez daha yapalım” deme gücünü kendimde bulamadım. Hatta Score, askere gideceği için oynamaya devam edebilecek mi onu bile bilmiyorduk. Eski takım arkadaşlarım çok sayıda zorlukla yüzleşmiş olsa da ellerinden geleni yaptılar, o yüzden onlara destek oldum ve en çok istedikleri şeyi yapmalarını söyledim.

kt Rolster hakkında pek çok dedikodu çıktı. Mata’yla aranızın bozuk olduğu dedikodusu konusunda ne düşünüyorsun?

Aramız bozuk denemezdi, birbirimize karşı negatif hislerimiz yoktu, anlaşamıyor veya kavga ediyor değildik. Bunlar sadece dedikoduydu. Sadece oyun stillerimiz farklıydı ve her takımda böyle sorunlar olabilir. İnsanların düşündüğü şekilde bir durum olmadı. İlk senemizde pek çok konuda fikir ayrılıklarımız oldu ama ikinci senemizde birbirimize alan tanıyıp takım oyununa odaklanmayı başardık.

Takım arkadaşların için sezonun zor geçtiğini söylüyorsun, bu sezon senin için de çok zor olmuş olmalı.

Geçen sene ve bu sene profesyonel oyunculuk kariyerimin en zor zamanlarını geçirdim. Takım arkadaşlarım da aynı şekilde düşünüyordu ve sürekli stres altındaydık. Bunu kelimelere dökmek zor. Tüm profesyonel oyuncular böyle hisseder, biliyorum ama ben takım kaptanı olduğum için mi bu kadar zor geldi, onu bilmiyorum. Bir röportajda bunları ilk kez söylüyorum sanırım.

Koçlarınız da çok sıkıntılı dönemler geçirdi.

Bu konuda net konuşmak istiyorum. Koçlarımız neden eleştiriliyor, bilmiyorum. Seçim ve yasaklama ekranında bir hata yapıldıysa bile oradaki kararlar oyunculara danışarak veriliyor. Koçlar böyle şeylere zaten tek başına karar veremez. Yapılan tercihler, takımın tamamının ortak bir fikre varması sonucunda çıkıyor. Bu yüzden koçlarımızı eleştiren insanların ne düşündüğünü anlayamıyorum.

Seçim ve yasaklama ekranı dışında, koçların hakkında çıkan dedikodular da takıma etki etmiş olmalı.

Antrenmandan sonra içmek için bir yerlere gittiklerine dair hikayeler duydum. Çalışma sonrası bir şeyler içmenin nesi yanlış? İşini bitiren herkes günün stresini atmak için bir bardak bira içmek istemez mi? Üstelik sezon içerisinde içmeye çıktıkları zaman oyuncular da yanlarında oluyordu. Hiçbir koçumuzun sadece kişisel hayatına gereğinden fazla odaklandığını asla görmedim.

Bu, oyuncular için de geçerli. Antrenman saatlerinde ellerinden geleni yaptıktan sonra bir bardak bira içmek onların da hakkı. Hiç kimse kendini bayılacak kadar içkiye vermiyor ki. Ayrıca her gün içmeye çıkıyorlar gibi bir durum da yok.. Oyuncular, antrenmandan sonra tekli dereceliye girdiklerinde bunu kendi kişisel zamanlarında yapıyorlar. Bir bardak bira için bu denli tepki gösterilebilmesini çok anlamsız buluyorum.

Fazla rahatlayan birileri olursa bu özel bir yönetim gerektirebilir ama bence ister oyuncu olun ister koç, herkesin çalışma sonrasında kendine zaman ayırması çok önemli.

Takımın yapacağı transferler hakkında çıkan haberler, bazı taraftarlarda takıma dair olumsuz görüş oluşturdu.

Açıkçası ben de endişelenmiştim. Ancak endişelenmek bir şeyi çözmüyor. Olgunlaştığım için mi böyle bilmiyorum ama gergin olmaktansa takımıma güvenmeyi tercih ettim. PraY’in geleceği dedikoduları çıkmıştı ve doğrusu bu konuda biraz umutlanmıştım.

Onunla aramızda derin ve iyi bir ilişki var, pek çok hayran aramızın iyi olduğunu biliyor ama biz oyun içerisinde de çok iyi anlaşıyoruz. Belki beraber oynayabiliriz diye düşünmüştüm ama öyle olmadı. Fakat yeni gelen nişancılarımızın takıma alışması için elimden geleni yapacağımdan şüpheniz olmasın.

Taraftarları en çok heyecanlandıran şey Bdd’nin transferi oldu. Onunla aynı evde yaşamak nasıl bir his?

Stresimi en çok azaltan şey onun gelişi oldu. Bdd’nin geleceğinden emin değildim ama antrenman merkezinde onunla tanıştığımda çok mutlu oldum. Takımımızda neşeli kişiliklerin olmasını istiyordum ve bu isteğimin gerçekleşmesi harika oldu.

Takımım yemekleriyle ünlü ve Bdd yemek vakitlerini iple çekiyor. Antrenman biter bitmez hemen mutfağa koşuyor (gülüyor). Yemeği yapan ben olmasam da bu durum çok hoşuma gidiyor.

Tüm takım arkadaşların Bdd kadar dışa dönük mü?

Bu çocukların hepsi çok gürültücü. Yaşlandım diye öyle geliyor da olabilir. Ancak yine de onları kenardan izlemek çok eğlenceli oluyor. Bana geçmişimi hatırlatıyorlar, onları izlemeyi o yüzden seviyorum. Genç oyuncular bana yaklaşmaktan çekinmesin diye kaynaşmak için çok çaba gösteriyorum.

Dikkatler “süper takım” kt Rolster’dan “rüya takım” SKT T1’a kaydı.

Açıkçası SKT T1’ı izlemek için sabırsızlanıyorum. Nasıl oynayacaklar çok merak ediyorum. Bence SKT, izlemesi keyif veren bir takım. İster bizim yaşadığımıza benzer şekilde sallantılı dönemler geçirsinler, ister üstün bir performans sergilesinler, ne olursa olsun insanlar SKT’yi her zaman aynı hevesle izler diye düşünüyorum.

Faker’ın da hayranıyım. 2018’de performansı pek iyi değildi ama 2019’da kendini toparlayacağına eminim.

Takımım artık “süper takım” sayılmasa da sahip olduğumuz güzel atmosfer sayesinde çok güçlü olacağımıza inanıyorum. Potansiyeli çok yüksek oyuncularımız var ve çoktan birbirimize güvenmeye başladık.

Bu seneki transfer dönemi hakkında neler düşünüyorsun?

Genel olarak “Şu oyuncu gelirse takımınızda oynarım” anlayışının yerleştiğini gördüm. Bunu anlıyorum, bir zamanlar ben de böyle düşünüyordum. Bunun için insanları eleştirmenin anlamı yok. Ancak bence espor büyüyüp profesyonel futbol veya basketbol seviyesine ulaştığında bu tarz durumlar azalacak. Transfer dönemi konusunda hala ekosistemde gelişmesi gereken şeyler var. Zaman zaman dedikodular ve yalan haberlerden epey rahatsız oldum. Kim bilir oyuncular ve transfer yapmaya çalışan takımlar ne kadar zorlanmıştır.

Yurt dışında oynamayı hiç düşündün mü? Pek çok takım seni istiyor.

Yurt dışında oynayan arkadaşlarım var ve onların deneyimlerini duyduğumda bu fikre sıcak bakmaya başladım ama şu an Kore’de kalmak istiyorum. Burada başarmak istediğim daha çok şey var ve hayranlarımın hâlâ beni desteklediğini biliyorum, o yüzden şu an için yurt dışına gitmem zor.

Biraz da geleceği konuşalım. Sence takımın nasıl bir performans sergileyecek?

Takımımız gerçekten oldukça güçlü. Azimli oyuncularımız var ve herkesin iyi yanlarına odaklanmayı başarıyoruz. Herkes geri bildirimlere iyi yanıt veriyor ve artık tek yapmamız gereken gücümüzü Vadi’ye yansıtmak. Herkes galibiyet için yanıp tutuşuyor ve bu yüzden her şeyini ortaya koyuyor.

Takımdan ayrılan arkadaşlarına söylemek istediğin bir şeyler var mı?

Deft’i tebrik etmek isterim, artık TusiN’le oynayacak. TusiN’i tebrik etmek pek mümkün değil çünkü Deft ona saç baş yoldurtacak (gülüyor). Umarım Deft daha da gelişir. O yetersiz bir oyuncu ve umarım TusiN’den bir iki şey kapar (gülüyor).

Herkes çok zor zamanlar geçirdi ve hepsine gittikleri yerde iyi şanslar dilemek isterdim ama artık rakip olduğumuz için aklıma gelen tek şey, onları yenmek zorunda olduğum. Onlarla karşı karşıya gelmek çok zevkli olacak. Tek yapmam gereken şey, beraber oynadığımız zamanlarda takımı taşıyanın ben olduğumu onlara göstermek (gülüyor).

Bence seni artık kt Rolster’ın marka yüzü olarak görmeliyiz. Takımını sen temsil ediyor gibisin.

Bu tabii ki pek çok oyuncunun arzuladığı bir şey. Ancak ben bu zamana dek hep ilgi odağı olduğum için bu tarz şeyleri artık daha az arzuluyorum. İstediğim şey takımın yıldızı olmak değil, bu ikinci planda kalıyor. Benim tek isteğim kazanmak.

Sezon öncesi metasını nasıl görüyorsun? Senin hoşuna giden tarzda karşılaşmalar oluyor gibi.

Oyun artık çok daha hızlı. Daha çok savaş oluyor ve katletme ödülleri nedeniyle avantaj çok çabuk el değiştirebiliyor. KeSPA Cup sırasında çok ilginç karşılaşmalar oldu. Ödül sisteminin en çok hoşuma giden yanı, başıma koyulan ödül arttıkça oyuna duygusal olarak daha çok bağlanmam (gülüyor). Öyle olduğu zaman aranan bir kaçak haline geliyorum, rakipte yüksek ödüllü biri olduğunda da gözlerimi onun üstünden ayırmıyorum.

Merak ettiğim bir şey daha var. Sence LCK stili, çağının gerisinde kalmaya mı başladı?

Bence LCK takımları 2019’da eski günlerine dönecek. Hâlâ içerisinde olduğum için bu stil çağının gerisinde mi tam bilemiyorum. Çağının gerisinde kalanlardan olabilirim. Eski oyuncular yüzünden yenilerin sahneye giriş yapamadığı görüşüne de katılmıyorum. Yeni oyunculara karşı bir ön yargım yok. Kore’de pek çok yetenekli oyuncu var ve önümüzdeki sene iyi sonuçlar alacağımıza eminim.

Takımının zor zamanlar geçirdiğinden bahsetmiştin. Bu zor zamanlarda yanınızda olan hayranlarına söylemek istediğin bir şey var mı?

Bu, kt Rolster’daki üçüncü senem. İlk kez bir takımda bu kadar uzun süre kalıyorum ve bu bana huzur veriyor. İçimde güzel sonuçlar alıp hayranlarımı mutlu edeceğime dair kuvvetli bir his var. Eskiden yayınlar ve sosyal medya aracılığıyla hayranlarımla iletişim kuruyordum ama son zamanlarda kişisel sorunlar nedeniyle bunu yapamadım.

Umarım 2019’da da kt Rolster’dan desteğinizi esirgemezsiniz. Kore’de kalmamın sebebi siz hayranlardınız ve umarım bizi sevmeye devam edersiniz. Son zamanlarda sizinle pek görüşemedik ama bunu LCK’de iyi sonuçlar alarak telafi edeceğim.

Görüşünü belirt

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top