Çeviriler

Blank: Kendime olan güvenimle korkularımı aşacağım

Kang “Blank” Seon-gu’nun kariyerinin başlangıcı kolay olmamıştı. Önünde hem Bae “Bengi” Seong-ung gibi geçmesi gereken bir dağ vardı hem de Dünya Şampiyonası’nı defalarca kazanmış bir takımda kendini kanıtlaması gerekiyordu. Takıma katıldığı dönemde, SKT’den beklentiler yüksekti. Blank yetenekliydi ama performansı istikrarsızdı. Potansiyeli vardı ama aynı zamanda dengesizdi. Bu sebeple, eleştiri oklarının hedefi oldu.

Şimdi hayallerindeki takımdan ayrılıyor ve belirsiz bir geleceğe doğru adım atıyor. Blank, geçmişi ve geleceğiyle alakalı olarak InvenGlobal ile bir röportaj yaptı.

Blank

LoL piyasasının ısındığı dönemlerdeyiz. Son zamanlarda çok meşgul olmuşsundur.

Evet, kısa süre önceye kadar birkaç şey hakkında endişeliydim. Neyse ki, biraz uyuyabildim. Tatilim sırasında günlük, sıradan şeyler yaptım.

Biraz geçmişe dönelim; SKT T1’a ilk katıldığın zamanı hatırlıyor musun?

Evet. Tam olarak hatırlamıyorum ama takıma 2015 yılının Kasım ya da Aralık ayında katıldığımı söylüyorlar. O zamanlar 18 yaşındaydım, şimdi ise 22 yaşındayım. Dört yılım geçti.  Yaşamın içindeyken zaman yavaş geçiyor ama geriye dönüp baktığında hızlı geçtiğini anlıyorsun. Çok zaman geçti.

Ben takıma katıldığımda, SKT T1 büyük bir takımdı ve bunun hayalimdeki iş olduğunu düşünüyordum. SKT T1 Dünya Şampiyonası’nı kazandıktan sonra katılmıştım ve kendi kendime “bu takıma katılmak benim hayalim, bu takımda çok şey öğrenmeliyim” diyordum.

Katıldığında çok sevinmiş olmalısın.

Kesinlikle. Hayal bile edemezsiniz. İlk katıldığımda takımın en genç oyuncusu bendim, o yüzden biraz zorluk çektim ama Lee “Scout” Ye-chan ve ben aynı yaşta olduğumuzdan bana çok dost canlısı şekilde yaklaştı ve bunu çok faydası oldu.

Mutluluğunun yanında biraz da gerginlik var mıydı?

Tabii ki. Tüm oyuncular benden büyüktü ve şampiyonluklar kazanma konusunda çok tecrübeleri vardı. Onlara kıyasla, ben hiçbir şeye sahip olmayan bir çaylak ve amatördüm.

Eğer bir çaylak olduğunu düşündüysen, diğer oyuncuların ne yaptığını takip etmiş olmalısın. Seni en çok kim etkiledi? Bengi mi?

Evet. Bengi tüm ormancıların idealindeki kişiydi. Her zaman onu izledim ve “onun gibi oynamak istiyorum” diye düşündüğümden onun yaptıklarını taklit etmeye çalıştım. İdeal bir rol modeldi. Biliyorsunuz, LoL oyuncuları tatilde çok oyun oynamazlar; çoğu oyuncu dinlenmek ister ama Bengi dinlenmezdi. Ondan gerçekten çok şey öğrendim.

Ormancı olarak SKT T1 ile yaşadığın en mutlu an neydi?

En mutlu anım, yedek olarak başladığım maçta oyuna girdiğim ve kt Rolster’ı 3-2 yendiğimiz andı. Sanırım geçtiğimiz yaz oynanan playoff’lardı. Dünya Şampiyonası’na gelirsek, ben oynarken kazanmadık. Bu benim pişmanlıklarımdan biridir. Hep “daha iyi oynasaydım ne olurdu” diye düşünüyorum.

Dünya Şampiyonası’nı kazandığın anı hatırlıyor musun?

Dün gibi hatırlıyorum. Ben oynarken iki kere kaybettik ve kendime çok kızgındım ve takım arkadaşlarım için üzülüyordum. Son maçı izlerken dua ediyordum. Kazanmayı başardık. Onlara doğru koştum çünkü çok mutlu ve müteşekkirdim. Harika bir andı.

Dünya Şampiyonası boyunca, adını tüm dünya duydu. Bunun baskısını hissettin mi?

Çok tanınmaya başlayınca biraz baskı hissettim ama önümde hala uzun bir yolculuk vardı. Kendime yeni bir mücadele bularak bir sonraki adımı atmam gerektiğini düşündüm. Daha ünlü olduğum için, daha iyi olmam ve daha profesyonel bir kafa yapısına sahip olmam gerekiyordu.

Başka hatırladığın bir şey var mı?

İlk katıldığımda, hayranlarım bana mektuplar ve hediyeler gönderdi. Star Horn Royal Club’da geçirdiğim dönemde bir çaylaktım ve çok tanınmıyordum. O yüzden böyle bir fırsatım olmadı. LCK’de oynarken, taraftarlar beni desteklemeye başladı ve mektupların, hediyelerin geldiğini görünce “vay canına, bunları ben de almaya başladım” diye düşündüm. Diğer insanlara mutluluğumu bulaştırabilen bir insanım. Bu benim için çok önemli.

Hayranlarına çok iyi davranan bir oyuncu olarak tanınıyorsun. Aklına kalan bir hediye ya da hayranın var mı?

Hayranlarım benim doğum günüm için bir mesaj defteri yaptılar. Hepsi benim için kısa mesajlar yazmış ve fotoğraflarımla beraber toplamışlar. Çok düşünceli bir hediyeydi ve eminim çok büyük çaba harcamışlardır. O mesaj defterini her gördüğümde, elimden gelenin en iyisini yapmam gerektiğini düşünüyorum.

Herkes seninle ilgili iyi şeyler söylemesi güzel olurdu ancak bazı kötü lakapların da var.

Onları duymak beni motive ediyor. O lakaplar benim için motivasyon kaynağı. “O kadar iyi oynayacağım ki, bana bu lakabı taktığın için pişman olacaksın” ya da “bana bunları yazsanız bile, çok iyi oynayacağım o yüzden önemi yok” diye düşünüyorum.

Negatif reaksiyonları görmek, hiç reaksiyonları görmemekten iyidir. Ne olursa olsun. İnsanların benim hakkımda konuşması iyi bir şey; eğer iyi oynarsam beni daha iyi değerlendirirler ve bana farklı bakarlar.

Pozitif bir tavrın var.

Evet, önceden biraz negatifliğim vardı ancak yıllar geçtikçe sanırım biraz değiştim.

Artık takımından ayrıldın ve geleceğinle ilgilenmen gerekiyor. Kafandan geçenler ve endişelerin nedir?

Öncelikle, SKT T1’daki halime oranla bazı değişiklikler yapmam gerekiyor. Dürüst olmam gerekirse, mücadelelerden biraz korkan bir insandım ama bu sefer yeni bir şey yapmak istediğimi düşündüm ve bu mücadelelerden kaçmayarak başaracaklarım için gurur duyacağım. Tabii ki bazı çekincelerim var ama kendime olan güvenimle korkularımı aşacağım, o yüzden her şey iyi olacak bence.

Blank

SKT’deyken, yapamadığın ve bundan pişmanlık duyduğun bir şey var mı?

Diğer oyuncularla beraber ABD’ye ya da Las Vegas’a bir gezi yapmak isterdim ama olmadı. O konuda üzgünüm. 2015 yılında onlar Hawaii’ye gittiler ve çok iyi geçtiğini söylemişlerdi. Onlarla geziye gitmeyi çok isterdim. Artık takımdan ayrıldığım için, sürekli “Keşke takımla birlikte Hawaii’de olsaydım” diye düşünüyorum.

Onlarla ilginç anıların var mı?

Bu sene ve geçtiğimiz sene, Wolf “Ben emekli oluyorum, elveda” dedi ve herkesi kandırdı. Bunu duyduğumda çok üzülmüştüm ve daha da hırslanmıştım ama iki gün sonra sözleşmesini yeniledi. Bayağı ilginç bir durumdu.

Takıma çok alışmıştım. Hala ayrıldığıma inanamıyorum. 3-4 yılım burada geçti. Şimdi koltuğuma bakıyorum ve burada olamayacağımı düşünüyorum. Nasıl hissettiğimi anlatmak çok zor.

En çok neyi özleyeceğini düşünüyorsun?

Kkoma evlenecek yaşa geldi. Çok zorlu dönemlerden geçiyor. Sürekli yorgun ve hep çalışması gerekiyor. Umarım gelecekte onu dinlenmiş ve mutlu olarak görürüm.

Oyunculara gelirsem, sanırım Faker’ı çok özleyeceğim. Aynı odayı paylaşıyorduk ve birlikte çok oyun oynadık. Çok saygı duyulası bir oyuncu ve daha neler başaracağını çok merak ediyorum. Televizyon programlarına bile çıkmıştı. Onu hem kıskanmış hem de ondan etkilenmiştim. O harika bir insan.

Kim olmak istediğini hiç düşündün mü?

Bu hayatı sadece bir kez yaşayacağız, o yüzden insanların benim hakkımda “profesyonel oyuncu” demelerini istiyorum. Profesyonel olarak oyun oynayan birinin nihai hedefi budur. Dürüst olmam gerekirse, çok para kazanmak istiyorum böylece paramla para kazanabileyim. Bir binanın sahibi olmak istiyorum.

Veda vaktin geldi. Eski takım arkadaşlarına söylemek istediğin bir şey var mı?

Sevdiğim takımı ardımda bırakıyorum ve yeni bir mücadeleye girişiyorum. Umarım her şey gönlünüzdeki gibi olur. Gidiyor olsam da, takıma yeni ve iyi oyuncular katıldı: o yüzden önümüzdeki yıl her şeyi kazanacağınızı düşünüyorum. İyi bir takımsınız ve daha da gelişebilirsiniz. Her zaman sizi destekleyeceğim ve umarım hepiniz iyi olursunuz.

Burada geçirdiğim süre boyunca benimle ilgilenen tüm oyunculara ve koçlara teşekkür ediyorum. SKT’yi ve beni sevmeye devam edin.

Son olarak hayranlarına söylemek istediğin bir şey var mı?

Tek söyleyebileceğim, zor zamanlardan geçerken ve kariyerimin hem iyi hem de kötü dönemlerinde beni destekledikleri için onlara teşekkür ediyorum. Yeni bir mücadeleye başlayacağım ve ilerlemeye devam edeceğim. Umarım beni desteklemeye devam edersiniz. Elimden gelenin en iyisini yapacağım.

Görüşünü belirt

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top