League of Legends

Blumigan: Oyuncular için “Koç bir şey bilmiyor” demek çok kolay

Geçtiğimiz günlerde Twitter üzerinden yaptığı açıklamalarla gündeme gelen eski Beşiktaş, Dark Passage ve Royal Bandits koçu Blumigan ile bir röportaj gerçekleştirdik. Blumigan, bu röportajda nelerin değişmesi gerektiğine, bir koçun görevlerine ve çok daha fazlasına değindi.

Son dönemde Türk takımları ve onların koç ekibine olan bakışıyla alakalı düşüncelerini paylaşıyorsun, sence takımların neyi değiştirmesi gerekiyor?

Blumigan: Bence Türkiye’deki altyapının tümden bir değişime ihtiyacı var. Onları kontrol edebilecek, yeni bir şey öğretebilecek ve yeteneklerini geliştirecek düzgün bir koç almadıktan sonra, 5 oyuncuya muazzam maaşlar ödemek size çok yardım etmeyecektir. Bana göre, bir koçu “takımın önemli bir üyesi” olarak görmeniz gerek, takımdaki 6. oyuncu gibi saymanız gerek. Bir sorun olduğunda ilk olarak koçların kovulmasının Türkiye’deki futbol kültüründen geldiğini biliyorum ve oyuncular için her zaman “koç hiçbir şey bilmiyor”, “seçim yasaklamalar çok kötü” demek çok kolay ama günün sonunda oyunu iyi oynamak zorunda olan isimler oyuncular.

Birçok iyi takımın kötü seçimlerle kazandığını ve birçok kötü takımın inanılmaz iyi seçimlerle kaybettiğini gördüm. Ayrıca, bence insanlar bir koçun ne yaptığıyla ilgili görüşlerini de değiştirmeli. Koçluk sadece seçim yasaklama aşaması mıdır? Koçundan oyuncularına ne öğretmesini istiyorsun? Bazı koçlar gerçekten çok fazla bilgiye sahip ama sosyalleşme konusunda gelişmedikleri için bu bilgiyi oyunculara öğretemeyecek durumdalar, bazı koçların ise kocaman ağızları var ve Altın ligindeki bir oyuncudan daha fazla şey bilmemelerine rağmen dedikleri her şey doğruymuş gibi duyulmasını sağlıyorlar.

Blumigan DP döneminde

Blumigan DP döneminde

Benim değiştirmek isteyeceğim şey: Dışarıdan ucuz bir koç almak yerine, alınan iyi koçun kendi yöneteceği kadroyu kurarken söz sahibi olmasına izin verilmesi ve böylece koçun gerçekten de kendi kadrosunu yönetiyormuş gibi hissetmesini sağlamak olurdu. Şu anda sanki her takım 5 oyuncuyu daha koçu düşünmeye bile başlamadan alıyormuş gibi hissettiriyor, bu da iyi bir şey değil. Türkiye’deki takım sahiplerinin fark etmesi gereken bir diğer şey de, sadece ana koç alınmasının yeterli olmadığı. Avrupa’daki takımların da bunu keşfetmesi uzun sürmüştü. Asistan koç, stratejik koçlar ve analistler, bir takımın başarıya ulaşması için hayati noktalar. Bir de, bence takım sahipleri koçlar ve oyuncularla bu kadar içli dışlı olmamalı diye düşünüyorum, bu hem oyunculara hem de koç ekibine gereğinden fazla baskı uyguluyor.

Kore’deki birçok takımın 4’ten fazla koça sahip olmasının bir sebebi var. Farklı koçların farklı şeylere odaklanmasını sağlarsanız, tüm espor sahnesi için daha yararlı olacaktır. Örnek olarak bir koç “oyun içi iletişime” odaklanırken, diğeri makroya, diğeri seçim yasaklamaya odaklanabilir. Ayrıca takımların biraz daha sabırlı olması gerekiyor. Royal Youth ve SuperMassive’e oranla 20 kat daha az yatırım yaptığınız zaman VFŞL’yi kazanmayı bekleyemezsiniz. Uzun süreli bir şey inşa etmeye yönelik bir plan yaparsanız, ya yetenekleri yönetebileceğini bildiğiniz tecrübeli bir koç ya da maç kaybetseniz bile güveninizi kaybetmeyeceğiniz bir koç almalısınız.

PADES BATI GÖRÜŞÜNE EN YAKIN TÜRK KOÇ

Sence takımlar koç ekibine daha çok yatırım yapıp oyunculara daha az yatırım yapsa, bu daha büyük başarı getirebilir mi?

Blumigan: Evet, sadece SuperMassive’e bakın. Altyapı olarak Türkiye’deki diğer takımların kilometrelerce önündeler ve bu yüzden Hakan bu takımı yarattığından beri bölgedeki en iyi takım onlar. Oyunculara daha az para harcamanıza gerek yok ama bütçenizi her zaman işin ehli bir koç ekibini alabilecek parayı düşünerek yapmalısınız.

Bildiğimiz kadarıyla Türkiye sahnesini takip ediyorsun, özellikle gözüne çarpan ve “bu koç gerçekten iyi” dediğin bir koç var mı?

Blumigan: Beraber çalışmadığım insanlar hakkında bir şeyler demeyi sevmiyorum. Her koçun güçleri ve zayıflıkları var. Örnek olarak her zaman Lelouch’un çok çok iyi bir seçim yasaklama koçu olduğunu düşünüyordum ama onun bu aşamaya gereğinden fazla önem verdiğini söyleyenler de olmuştu. Bireysel konuşmalarımdan çıkarımlar yaparsam, Pades gerçekten çok zeki, Batı görüşü ve davranışına en yakın Türk koçun o olduğunu düşünüyorum.

Koçlar her zaman seçim yasaklama için suçlanıyor, bize bir koçun seçim yasaklama aşamasında ne kadar etkisi olduğunu anlatır mısın?

Tabii ki iyi bir seçim yasaklama aşaması geçirmek koçun sorumluluğunda ama her zaman dikkate alman gereken sürülerce etken var. Bazı oyuncular bazı şampiyonları oynamıyor, bazı oyuncuların 1v1 eşleşmeler hakkında farklı fikirleri var. Bazen antrenmanlarda denediğin şey sahnede işe yaramıyor ve bu yaptığın seçimlerin çok kötü gözükmesine yol açıyor. Örnek olarak hafta boyunca Aatrox’u durdurmak için bir plan yapıyorsun ve işliyor ama maça gelince tutmuyor, sonra Aatrox açık bırakıldığı için herkes koçtan şikayet ediyor.

Cepted, Blumigan'ın favori oyuncularından biriydi

Cepted’ın şampiyon havuzu, Blumigan döneminde konu olmuştu

Bence seçim yasaklama aşaması koçun olduğu kadar oyuncuların da sorumluluğu. LEC’de tüm ekip (oyuncular ve koçlar) seçim yasaklama konuşmaları için saatlerce bir araya geliyor. Türkiye’deyken hissettiğim ise hep şöyle olmuştu: Oyuncular kısa süre sonra bunu konuşmaktan sıkılıyor, koçun inanılmaz seçimlerle gelmesini bekleyip o seçimlerin nasıl işlediğini bile söyletmeden kazanmayı bekliyorlar.

Ayrıca sahnedeyken bazen işler değişiyor. Farklı takımlarda farklı zamanlarda oyuncuların eşleşmeler hakkında fikrini değiştirdiğini ya da birçok kez antrenmanını yaptığımız bir eşleşmeyi oynamaktan caydığını gördüm, bu da seçimlerin dandik gözükmesine yol açan bir şey. Uzun lafın kısası, evet koç her zaman iyi seçim yasaklama senaryoları hazırlamalı ama buna yardım etme konusunda oyuncuların da çok büyük bir sorumluluğu var.

ESKİ PROLAR KOÇLUKTA DAHA AVANTAJLI

Eski bir pro oyuncunun, hiç pro oynamadan koç olan birine oranla daha iyi olacağını düşünüyor musun?

Blumigan: Evet, neden? Çünkü onlar oyuncularla konuşmanın yolunu bilir. Oyuncuların neyi umursadığını bilir ve kendileri de belli bir seviyede oynamış isimler olur. Bana göre oyun içi detaylarla ilgilenen bir koçun ligi en az Platin civarı olmalı, çünkü ben bile Gümüş 3 mekaniklerine sahip bir oyuncu olmama rağmen rahatlıkla Elmas’a yükselebiliyorum.

Blumigan ve Cinkrof

Blumigan ve Cinkrof

Şu anda LEC’teki hemen hemen tüm koçların eski pro oyuncular olmasının bir sebebi var, bu da oyun hakkındaki derin bilgileri ve tecrübeli olmaları. Fredy122, Jesiz, YamatoCannon hepsi hayatlarının bir döneminde oyuncuydu. Tabii ki bu konuda istisnalar var ama üst seviye bir oyuncu olduğunuzda bunun artıları çok oluyor.

Türk takımlarından teklif aldın mı? Rogue Academy’yi seçmendeki etken neydi?

Blumigan: Evet, birkaç VFŞL takımıyla konuşmalar yaptım ama herkese daha konuşmanın başında Türkiye’ye dönmeyi planlamadığımı söyledim. Bir gün geri dönebilirim ama şu anda kendimi Avrupa’da kanıtlamak istiyorum. Kuzey Amerika’dan, Avrupa’dan, Brezilya’dan, Latin Amerika’dan ve Türkiye’den teklifler aldım, en uzun süreli çözümü sunan takım Rogue Academy’ydi ve o yüzden diğerlerinden farklı bir teklifti.

Bana LEC takımıyla çok yakın çalışma ve Berlin’de yaşama seçeneğini sundular, aynı zamanda kadromuzdaki yetenekler de çok sıra dışıydı. Finn, Inspired ve Larssen bir gün Wunder, Jankos ve Perkz’ün geçen seneki seviyesine gelecek, bu konuda bana güvenmenizi istiyorum.

Röportaj ve çeviri: tonbaliklimakarna

Görüşünü belirt

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top