CG Piglet: Sezon öncesinde bir kişi tüm yılımı, hatta tüm kariyerimi mahvetti

Please log in or register to like posts.
Haberler

Uzun zamandır sahnede göremediğimiz bir isimdi Chae “Piglet” Gwang-Jin. Kariyerine Clutch Gaming’in akademi takımında devam ediyordu, ama bu hafta LCS’te oynama şansı elde etti.
Ancak LCS’te oynama şansı elde ettiği iki maçı da kaybetti. Belki de onun şanssızlığına, Clutch Gaming’in oynadığı iki takım, Team Liquid ve 100 Thieves, aynı puanla birinci sıradaydı. Taraftarların bir kısmı Piglet’in performansının iyi olduğunu söylese de, geleceği belirsizliğini koruyor.
Invenglobal maçın ardından, stresli bir dönemden geçen Piglet’le konuştu. Sezon öncesinde yaşanan durumu, şimdi ve ilerde ne yapacağını anlattı.
 

Sen oynayalı bayağı bir süre geçmişti, ama bu hafta iki maçı da kaybettiniz. Hayal kırıklığı yaşıyor musun?
Piglet: Ne bugünkü maçı ne de dünkü maçı kaybetmemeliydik. Bugünkü maçta rakipteki Xayah ve Rakan 1.seviyede canları yarıya düşmüştü. O noktada maçı çoktan kazandığımızı düşünmüştüm. O durumda bizi yenemezlerdi.
Ancak, Vulcan sıçrasını saklamayı tercih etti ve öldü. Eğer doğru kullansaydı, Xayah ve Tahm Kench sıçraları takas edecekti, böylece inisiyatif bizde kalacaktı, ama onun ölmesinin ardından işler ters gitti.
Geç oyuna geldiğimizde, takım arkadaşlarıma Baron’u vermememiz gerektiğini söyledim. Rakibin maçı kapatmak için Baron’a ihtiyacı vardı ve onlara hiçbir şey yapmamalarını söyledim, ama bir anda üst koridorda savaşmaya başladılar. O anda maçı kaybettiğimizi hissettim ve oraya Tahm Kench ile gidip yardım etmekten başka bir şey yapamazdım. Oyun orada elimizden gitti.
Dün, koridor safhasında öndeydik. Koridorları itiyor, kulelere hasar veriyorduk ancak kartopu etkisi yaratamadık. Bana kalsa, ormancıya alt koridora gelmesini ve bizi korumasını söylerdim. Eğer alt koridora yakın olacak şekilde nehirde olsaydı, rakibe baskı uygulayabilirdi. Ama ben ormancıyı çok sık çağırdığım için eleştiriliyordum, o yüzden ormancıyı çağırmadım.
Şimdi düşünüyorum da, ormancıyı çağırmadığım için gerçekten çok pişmanım. NA ormancıları nereye baskın yapacaklarını, kule altı gireceklerini ya da görüş sağlayacaklarını bilmiyorlar.

Bir akademi takımında oynuyor olmak seni çok strese sokmuş olmalı.
Piglet: LCK’de bir takıma katılmak istiyordum ancak sezon öncesinde bir kişi tüm yılımı, hatta tüm kariyerimi mahvetti. Kim olduğunu söyleyemem, ancak bu röportajı okuyorsa kendisini olduğunu anlar.
O kişi bana bir şey vadetti, bende sezon öncesinde takım arayışına girmedim. Ne Kore’de ne de Amerika’da. Amerika’da oyuncular bilgi alışverişi için bir konuşma odası yaratmışlardı, ona bile katılmadım. Belki çok saftım, ama bana biraz daha önce söyleseydi bir akademi takımına katılmazdım.
Ne oldu?
Piglet: Bana sözleşmenin şartlarını konuşacağımızın sözünü verdi ve deneme için beklememi söyledi. Bunun için her şeyi bir kenara bıraktım. Çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir insandı, o yüzden ona güvendim ve bekledim. O takıma katılmayı çok istiyordum. O süreçte çok tekli dereceli maç yaptım. Denemeye en iyi şekilde hazırlanmak için 20 maç yaptım.
Ben beklerken, sezon öncesi dönem sona erdi. Böylece sözünü tutamamış oldu ve bende bir takıma katılma şansımı kaybetmiş oldum. Farklı bir takım bulmaya çalıştım, ama hiç boş yer yoktu. Hepsi çoktan benim pozisyonumda bir oyuncuya sahipti. Bir ay boyunca ağladım ve içtim, sonra şansıma Clutch Gaming benle iletişime geçti ve takıma katıldım. Şimdi o kişiden nefret ediyorum.

Bir akademi takımına katılma konusunda tereddütlerin olmuş olmalı.
Piglet: Elimdeki tüm fırsatları kaçırdığım için, başka şansım yoktu. Amerika’da ya da Güney Kore’de katılabileceğim bir takım yoktu. Ancak olumlu olan bir şey varsa o da seneye yerli statüsüne geçecek olmam. Akademi takımına katılmayı kabul etmemin tek sebebi bu.
Dürüst olmam gerekirse, eğer sezon öncesinde yaşadığım olay olmasaydı, çok daha fazla para kazanabilirdim. Kimse akademi takımlarıyla ilgilenmiyor, sadece benim takımım ilgileniyor. Önümüzdeki sene Amerika’da yerli statüsüne geçecek olmama rağmen, profesyonel kariyerimin en çok pişmanlık yaşadığım dönemindeyim.
Bu hafta ana kadroya alındın. Takım seni başlatmaya nasıl karar verdi?
Piglet: Takım Moon, Vulcan ve beni denemeye karar verdi. Ama iki maçı da kaybettik. Çok üzücüydü çünkü iki maç da kaybedemeyeceğimiz maçlardı.
O zaman önümüzdeki hafta ve sonrasında ne olacağını bilmiyorsun?
Piglet: Bilmiyorum. Buraya geldiğimde bu hafta iki maçı da kazanacağımı düşünüyordum. ancak öyle olmadı. Tekrar bir LCS maçında oynamak çok heyecan vericiydi. Bir daha bu şansı elde ettiğimde, kesinlikle kazanacağım.
Birinci sırayı paylaşan Team Liquid ve 100 Thieves ile karşılaştınız. Zorlu karşılaşmalar.
Piglet: Karşılaşmanın zor olduğunu söyleyemem. Xayah ve Rakan’ın 1.seviyede yarı canda olmaları çok mantıklı değildi ve o kompozisyonla 100 Thieves’in kulesine hasar vermemiz de mantıklı değildi. Rakibimiz bana güçlü gibi gelmemişti.
Lira ile oynayamadın. Yabancı kuralı yüzünden olmalı.
Piglet: Bir seferinde, Apollo bir sorun yaşamıştı, o yüzden takımla antrenman maçına ben çıkmıştım. O maçta Lira çok iyiydi. Orman rotası çok düzgündü ve baskın atmayı biliyordu. Bence harika bir ormancı.
Senin de söylediğin gibi, önümüzdeki sene yerli statüsüne kavuşacaksın. Amerika’daki değerin artacak. Sence geleceğin nasıl olacak?
Piglet: Güney Kore’ye kamp yapmaya gittiğimde, kendi kendime endişelenmiştim ya yeteneklerimi kaybettiysem diye. Ama antrenman maçlarına başladık ve koridor hiç kaybetmedim. LCK’ye dönsem bile kendime güvenim tam.
Bence, koridor safhasını iyi oynayan oyuncu kalmadı. Duyduğuma göre Kore’de, oyunculara eğer ormancıları yakın değilse savaşmamaları öğretiliyormuş. Ben farklı düşünüyorum. Rakip ormancı gelse bile, onu atlatabildiğim sürece olabildiğince agresif oynamam iyi bir şey. İyi bir oyuncu böyle olur.
Eğer tüm oyuncular sadece ormacıları yakındayken agresif oynar ve uzaklaştığında geri çekilirlerse, buna karşı oynamak çok basit olur çünkü tahmin edebilirsin. Ufak riskler alarak iyi oynamak, oyunu iyi oynamayı bilmektir.
Bence Çin bu sayede kazanabildi. Güney Kore’nin göstermeye alışık olduğu bir seviye değildi. Öte yanda Griffin çok iyi gidiyor. Tarzan’ın ne yapacağını tahmin edemiyorsunuz ve üç koridor da koridorlarını kazanıyor. Eğer avantaja sahip olduklarını hissederlerse hemen kartopu etkisi yaratıyorlar.
Diğer Kore takımları eğer ormancıları yakın değilse hiçbir şey yapmıyorlar. Çok fazla güvende ve çok kusursuz oynamaya çalışıyorlar. Hepsinin Griffin’den öğrenecekleri şeyler var.
Belki de hata yapıp eleştirilmekten korkuyorlardı.
Piglet: Bana kalsa, bir kere öldüysem rakibi iki kere öldürmeye çalışırdım. Ben onların sürekli büyük riskler alacağı oyunlar yapmasını söylemiyorum. Riskleri azaltmak iyi bir şey, ama minimum risk alarak daha agresif oynamak zorundalar ancak artık hiçbir şey yapmıyorlar. Oyun sıkıcı hale geliyor ve maç bir takım savaşının ardından sona eriyor.
Zorlu bir süreçten geçiyorsun. Cesaretin çok kırılmış olmalı. Bırakmayı düşünmüş bile olabilirsin. Şu an burada hala bir oyuncu olarak durmanın sebebi var mı?
Piglet: Hala oynuyorum çünkü bir şampiyonluk daha kazanmak istiyorum ya da emekli olmadan tekrar Worlds’e gitmek istiyorum. Eğer bunları başarırsam için rahat şekilde emekli olabilirim. Amerika’ya geldiğimden beri tek şampiyonluk kazanamadım ve hiç Worlds’e gidemedim. Bunlar benim canımı çok sıkıyor.
Eğer beni iyi kullanmayı bilselerdi, kazanmak çok kolay olurdu. Bence hiçbir takım beni doğru kullanmayı bilmiyordu. Eğer koridoru kazanırsam, bunu kartopu etkisine dönüştürecek kimse yoktu. Amerika’da bulunduğum ilk iki sene bunun pişmanlığını yaşadım.
Çok bencil bir oyuncu değilim; takıma yardımcı olmak için elimden geleni yapıyorum. Bazen üç tane görüş totemi aldığım oluyor. Her zaman akımın galibiyete ulaşması için en iyi yolu arıyorum.
Oyuncu olarak devam etmeyi istiyor musun?
Piglet: Profesyonel olarak oynamayı bırakmayı çok düşündüm. Bu aralar daha çok düşündüm, ancak çok mücadeleciyim. Yeteneklerim benim bırakmamı gerektirecek kadar kötü değil. Eğer rakiplerimi yenemeyeceğimi düşünsem, hemen bırakırdım. Ama durum şu an öyle değil. O yüzden daha emekli olamam.
Dünyanın beni görmesinin üzerinden uzun zaman geçti. Worlds’e en son 2013’te gittim, çoktan beş yıl oldu. Eğer emekli olursam, bunu yapmadan önce yaşadığımı ve iyi olduğumu göstermek istiyorum. Ancak böyle huzura kavuşurum.
LCK sahnesindeki bir çok kişi tekli derecelideki sıranın yüksek olmamasından dolayı yeteneklerinden şüphe duydu.
Piglet: Bu doğru. Sıralamada yükselmekte çok iyi değilim. Ancak Worlds’ü kazandığımda, Elmas 1’dim. Amerika’da bile Elmas 1’im. Profesyonel olmadan önce sıralamada yükselmekte başarılıydım. Ama şimdi çok yukarı yükselmem gerektiğini hissetmiyorum. Yeteneğin tekli dereceli sırasıyla pek alakası olduğunu düşünmüyorum.
Bir seferinde Amerikalı bir oyuncu Güney Kore sunucusunda birinci sıraya çıkabilmişti, ancak turnuvalarda iyi oynayamamıştı. Bir sonraki sezonu sonuncu olarak tamamlamıştı. O oyuncuyu eleştirmiyorum, söylemek istediğim şey tekli dereceli sıralamasıyla yeteneğin alakasının olmaması.
Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?
Piglet: Rakiple atışmak benim göbek adım. Çok fazla eleştirildim çünkü röportajlarda çok dürüstüm. İyiymiş gibi davranıp sahte şeyler söylemektense aklımdan geçeni söylemeyi seviyorum. Son röportajları okuduğumda, hiç eğlenmedim. Umarım taraftarlar beni eğlenceli, dürüst biri olarak görürler.
Aslında bu kadar dışa dönük birisi olmak istemiyorum. Çok uzun zamandır hakaretler duyuyorum. Ama kendimi durduramıyorum. Bazı taraftarlar beni dürüst konuştuğum için seviyor, sanırım ben de o taraftarları seviyorum.
Bu röportaj yüzünden bana insanların hakaret edeceğini biliyorum ama umarım komik bir şekilde hakaret edersiniz. Umarım ailemi karıştırmazsınız.
Önümüzdeki sene Amerika’da mı kalacağım yoksa Güney Kore’ye mi döneceğim bilmiyorum. Ama eğer Güney Kore’ye dönersem, röportajlardaki dürüstlüğümü canlı olarak göstereceğim.
Tavrın bana Imp’i hatırlattı.
Piglet: Onunla tekrar karşılaşmak istiyorum. Hiç onun oynadığım kadar çok eğlenmemiştim. O zamanlar ikimiz de birbirimize karşı kaybedemeyeceğimizi düşünüyorduk. Imp’ten sonra hiçbir oyuncu hakkında böyle düşünmedim.
Aramızdaki kötü şeyleri hallettik, o yüzden ikimizin oturup konuşacağı, bir şeyler içeceğimiz bir fırsatın olmasını istiyorum. O zamanlar birbirimize çok kızgındık, ama şimdi onunla konuşurken güleceğimden eminim. Eğer tekrar görüşürsek, ikimizin de hala “Ben senden daha iyiyim,” diyeceğinden eminim. Belki bu sefer ben büyüklük gösterip “Evet, sen daha iyisin,” der ve gülerim.
Röportajın İngilizcesini Invenglobal‘dan okuyabilirsiniz.
 
 
 

İfade İle Yorumla

0
0
0
0
0
0
Daha önce oy kullanıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir