League of Legends

LoL’ün Alex’i, kaptan Thaldrin espora ara verdiğini açıkladı

TCL’in en eski isimlerinden oynadığı takımların ve gönüllerin kaptanı Thaldrin; yaptığı yayında espor hayatına ara verdiğini, okuluna ve yayıncılığa önem vereceğini açıkladı. Yaptığı açıklamada espor hayatını anlatan Thaldrin; neden, nasıl gibi soruları yanıtladı.

FB THALDRIN

Espora başlangıç hakkında:

  • Üniversiteye girmek için oyuna ara verdim. İstediğime yakın bir bölüm ve üniversite kazandım ve bundan mutluyum
  • Oyuna döndüğümde eski arkadaşlarıma ulaştım bazıları normal oynamaya devam ederken, bazıları takımlara girmeye başlamıştı ancak o zamanlar olan turnuvaların ödülleri mouse vs gibi basit ödüllerdi
  • TT’de oynayan bir arkadaşımla iletişime geçtim. O zamanlar ADC oynuyordum. PlanB diye bi takıma girdim. Takımda Scarlet (sunucu Scarlet) var.
  • GameX turnuvasında iyi kötü bir sonuç aldık. Arkadaşlarım tarafından iyi oynadığım düşünülüyordu.
  • İyi oynuyordum fakat dereceli atmıyordum. O zamanlar ligim Gold falandı. İlk olarak TT’ye girdim. Arkadaşım olan Mustafa’yı atıp beni aldılar ve üst koridora geçtim. O zamanlar bir Asım kral vardı. Geleni geçeni yok ediyordu üst koridorda. Ben, oyunu henüz öğrenme aşamasındayım.
  • TT’de aile ortamı vardı. Birinin bir ihtiyacı olduğunda turnuva ödülünü ona veriyorduk
  • Ne var ki TT’de sorun yaşıyorduk. O zamanlar profesyonel kontratlarımız yoktu. Takım kadrosu da çok fazla değişiyordu.
  • Kadro sürekli değişirken ben Theokoles’i ikna etmeye çalışıyorum. O zamanlar da Mami, DP’nin sahibi Ertuğ abi ile çok yakın ve DP’den ayrılmıyor. Yaklaşık 5 saat dil döktüm.

WILDFIRE dönemi:

  • Bir defa elemeleri kazanıp IEM’e gittik ve takımla anlaşamadığımız için bu dönem biraz sıkıntılı geçti. Bu sizinle son turnuvamız diyip takımdan ayrıldık.
  • WildFire’ı kurduk, yenilikçi bir takımdı.
  • Amacımız Dark Passage’ı yenmekti. O dönem kimse DP’yi yenemiyordu. Yaz mevsiminde DP’yi yenmeye çok yaklaştık.
  • Maçları taşıyacak karakter seçimleri yapıyordum, kendimce taşıma rolünü üstlenmiştim. Alt koridorumuz oyun esnasında bir şekilde yakalanıyordu ya da onlar için işler yolunda gitmiyordu. Bu yüzden oyunları taşımalıyım diye düşünüyordum
  • Dark Passage maçına aşırı inançlı çıktık. Takımdaki herkes kazanacağını düşünüyordu ve öyle de oldu. Güzel bir takım savaşı sonrası ilk maçı kazanıyoruz ve yenilmeyen DP’yi ilk defa yeniyoruz.
  • İkinci maçı kaybettikten sonra üçüncü maça çıkıyoruz. Maça çok önde başlıyoruz fakat oyunu bilmediğimiz için bir şekilde kapatamıyoruz oyunu. Anlık heyecanla kule altı kararı veriyoruz. Uygulamanın yanlışlığı ve şanssızlık üzerine, Morgana’nın Q yeteneğinin saçma derecede takımın en çok kasmış üyesi olan beni tutması, maçı satıyoruz ve kaybediyoruz.
  • Dark Passage’a karşı seriyi yine kazanamıyoruz ve böylelikle WildFire serüveni de bitiyor.

Beşiktaş dönemi:

  • Takımda, Theokoles ve ben kalıyorum. Onur da bizimle fakat onun o dönemi biraz karışıktı bir Riot’a gidip geliyor.
  • Yabancı oyuncu alalım eksikleri tamamlayalım diyoruz.
  • Onur, ben destek oynayacağım diyerek destek oynamaya başlıyor ama içindeki ADC’yi bırakamayan hareketler yapıyor maçlarda.
  • Aces High’ı kuruyoruz ve IEM’e gitmeye hak kazanıyoruz. IEM öncesinde iki oyuncumuzu değiştirip Noxiak ve Avenuee’yu alıyoruz.
  • Maçları yurt odasından oynuyorum ve bilgisayarım kötü. 40-50 fps alarak oynuyorum.
  • IEM finalinin serisini 0-2 den çevirerek 3-2 kazanıyoruz ve ardından Beşiktaş isim haklarımızı almak istiyor.
  • Beşiktaş’la anlaşıp, Beşiktaş olarak devam ediyoruz. Detaya girmeden iyi ve kötü günlerimiz oluyor.
  • Sosyal medyada bir olay olmuştu. Yılbaşında bir sıkıntı yaşayıp takımda sadece üç kişi kalıyoruz ben, Mami ve Onur. Onur zaten yönetici yani takımda sadece iki oyuncu kalıyor
  • Hiçbir şeyden haberimiz yok arkadaşlar. Evi biz temizliyoruz kendi yağımızda kavruluyoruz resmen. Onur hayatında ilk defa temizlik yapıyor yeri arap sabunuyla siliyor fakat suyu ayarlayamamış ve durum bu:
Onur temizlik

Onur temizlik

  • Sonrasında Dumbledoge, Nardeus ve Energy’i transfer ediyoruz. Kemal, Nilüfer’de oynuyordu ve gelecek vaat ediyordu.
  • Beşiktaş’la kış mevsimini kazanıyoruz. Kaan’ın bahsettiği, 60hz 144hz muhabbetinin olduğu turnuva. Biz 60hz monitör ile oynuyoruz zaten sponsorumuz yok turnuva günü ise 60hz monitör ile oynanmasına karar veriliyor çok basit bir sorun aslında neden çözülemedi bilmiyorum.
  • Türkiye Büyük Finali’nde yine kaybediyoruz ve DP tokata devam ediyor.
  • DP beni istiyor fakat ben gitmiyorum. Şöyle bir düşüncem var: Benim için aile ortamı her şeyden daha üstündür. Mami’yle, Onur’u bırakıp gitmek istemedim gitsem kazanacağımı düşünüyordum ama yine de gitmedim.
  • Bana nefret duyan bir kitle var Beşiktaş’tan ayrılan ben ya da bizim takım değildi ve Beşiktaş’ın şartları çok ağırdı kimse bizim yaşadığımız sıkıntıları bilmiyor taraftar denilen kitle bunları bilmediği için bize yükleniyor. Mami de bilir biz cidden çok sıkıntı yaşadık bunlar için prim yayını yapmayacağım beni DP çağırdığında bile BJK’de kaldım bunun tek sebebi aile ortamıydı yaşadığımız sıkıntıları hiç bilmiyorsunuz.
Supermassive kuruluş

Supermassive kuruluş

SUPERMASSIVE dönemi:

  • Onur’la beraber gidip SuperMassive’in şu anki sahipleriyle konuşuyoruz. Fikir alışverişi yapıp espordan bahsediyoruz.
  • Kurulan takımda beş Türk oyuncu istiyoruz, Koray’ı bir şekilde alıyoruz fakat beş Türk oyuncu da işe yaramıyor.
  • ADC bulamıyoruz ve Achuu’yu alıyoruz. Fakat Achuu o zamanlar iyi değil ve ben Achuu’yu pek sevmiyorum. Yanlış anlaşılmasın Achuu; espor arenasında tanıdığım en şeker insanlardan, en pozitif, enerji dolu insanlardan biridir.
  • Koray bu dönemde Zeitnot’a SuperMassive’e gelmesi için yalvardığını söylüyor ancak Zeitnot gelmiyor.
  • 2016 TBF’de Caps ve Xerxe yok ediyor bizi ve dördüncü senemde kazanan yine DP oluyor.
  • Asım koçluk yapıyordu fakat yeterli olmadığını görünce Hatchy’yi takıma alıyoruz ve biz Asım’la dönüşümlü olarak oynuyoruz.
  • Koç Hatchy’yi genel anlamda sevmedim. Bazı etik olmayan davranışları olmuştu, bu davranışları Riot bilse ceza alırdı fakat söylemeyeceğim. Bu tarz durumlardan dolayı ona mesafeliydim, sevmedim fakat saygı duydum.
  • SuperMassive, biz Asım’la oynayacağız diyor ve böylelikle SUP serüveni de bitiyor.

Fenerbahçe dönemi (TBF dönemi)

  • Fenerbahçe kurulacak ve bana diyorlar ki “Eğer gelirsen TCL’den slot alacağız fakat gelmezsen Yükselme Ligi’nden başlayacağız. Takımın ilk seneki hedefi şampiyonluk değil süreklilik.” Ben ise ikna etmeye çalışıyorum. Rastgele sıradan bir oyun oynamak istemiyorum birinciliğe oynamak istiyorum.
  • Gece gündüz adam arıyorum, tomar tomar insanlar konuşuyorum. Reach’i tanıyordum ve yakın arkadaşımdı. Ondan rica ediyorum gelip oynar mısın diye ve ne hikmetse ona da o gün Frozen mesaj atıyor “Ben Longzhu’dan ayrıldım. TR’nin iyi bir lig olduğunu duydum ve oynamak isterim” diye. Biz de görüşmeleri sağlayıp Frozen’ı alıyoruz.
  • Frozen geldiğinde en ufak İngilizcesi yoktu. Çeviriden konuşuyordu. Reach çevirmenlik yapıyordu fakat Reach’in de İngilizcesi iyi değildi.
  • Lige başlarken hedefimiz düşmemekti fakat ben bir yandan birinci olmak istiyordum.
  • O zamanlar iki alt koridorumuz var, durum kötüye gidiyor koç ve as kadroda olan alt koridorumuz değişiyor. Japone ve Padden’la yolumuza devam ediyoruz.
  • Takımdaki herkes çok çalıştı. Takımdaki herkes gelişmek istiyordu. Yaz Mevsimi’nde birinci olduk. Bu başarının yegane sebebi Frozen’dı.
  • Japone’nin oyun hakkında en ufak fikri yoktu. Kimi zaman oyunu öğreniyordu kimi zaman öğrenmek istemiyordu. Bu konuda kendisiyle çok uğraştığımız zamanlar da oldu.
  • Japone, saat 11 gibi uyumaya gidiyorum diyerek kendi odasına geçerdi. Üç kişi, Japone’nin odasını bastığımızda telefonla konuşuyor olurdu ve telefonla konuşmadığını söylerdi. Dört saat boyunca telefonla konuşurdu fakat bir saat konuştum derdi. O zamanlar da hepimiz çok motive olduğumuz için çalışmayana da abi neden çalışmıyorsun diyorduk. Bahadır’ı eleştirmiyorum sadece daha çok zaman ayırabileceğini söylüyorum. Bahadır da hata yaptığını biliyordu ve bunu kabulleniyordu.
  • Maç kaybedince, eve gidip sakince konuşuyorduk. Normal, sakince öz eleştiri yapıp kendi aramızda çözüp anlaşıyorduk. Pozitif eleştiri ortamı vardı ve bizi düzelten oydu.
  • Fenerbahçe yönetimi esporun işleyişinden bihaberdi. Takımın çoğu işleyişi benim raporumla sağlanıyordu. Bana güvenleri tamdı, benim bir şeyi yanlış yapmayacağımı ve kötüye kullanmayacağımı biliyorlardı.
  • Finale yaklaşıyoruz ve Rift Rivals’tan sonra herkes gaza geliyor, kesin kazanırız diyoruz. Biz her gün oyunumuzu geliştiriyoruz.
  • Herkes SUP’un kazanacağını düşünüyor. Geçen sene yollarımızı ayırdığımız için de SUP’u yenmek istiyorum.
  • Günde 10 saat scrim atıyorduk. 9 oyun aralıksız antreman maçı atıyorduk.
  • Japone’yi Rakan oyna diye ikna etmeye çalışıyorum fakat Japone pek gönüllü durmuyordu .İyi ki de önce oynamamış çünkü finalde Rakan yasaklanabilirdi. Finale yakın Japone Rakan oynamaya başladım diyor ve finalde Bahadır’a Rakan veriyoruz. Finali silip süpürüyoruz ve Worlds’e gitmeye hak kazanıyoruz.

FB PADES

Fenerbahçe dönemi (Worlds dönemi)

  • Takım sahiplerinin hedefi takımın düşmemesi iken biz kendi içimizde finale oynuyorduk. Dünya Şampiyonası’nda ön elemeyi geçip gruplara kalmak istiyoruz. Kuralarda şansımız yaver gidiyor ve istediğimiz gibi geliyor.
  • Gruba çıkma maçı öncesi, Brezilya tarafı beni röportaja çekiyor ve “Sence bu sefer Brezilya kazanabilir mi?” diye soru yöneltiyorlar. Ben de taraflı soru geldiği için sinirleniyorum ve Türklük damarım tutuyor. “3-4 sene önce Brezilya daha güçlüydü fakat Türkiye’nin ivmesini yakalayamadılar ve Türkiye kendini çok geliştirdi. Artık Brezilya’nın Türkiye karşısında hiçbir şansı yok” diyorum ve bu Riot’ta yayınlanıyor. Ardından Twitter’da Brezilyalılardan nefret söylemleri ve ölüm tehditleri aldım.
  • Kazanıyoruz ve gruplara kalıyoruz.
  • Çin’de yemekler inanılmaz kötüydü. Dışarıdaki yiyecekler leş kokuyordu ve biz de her gün otelde yiyorduk. Fakat oteldeki yiyecekler de 20 gün kalınca bizi baymıştı. Her sabah club sandviç yiyorduk; açık büfe vardı fakat açık büfeye girdiğimizde, oteldeki günlük limitimizi zorluyordu.
  • Worlds kurası çekiliyor ve ölüm grubuna düşüyoruz. Kaybedeceğiz ancak yine de elimizden geleni yapalım diyoruz ve antremanlara başlıyoruz. C9 ile oynuyoruz. Üst koridorda Impact beni dümdüz ederken, orta koridorda Frozen da Jensen’i tokatlıyor. C9’ı yeniyoruz.
  • TSM ile oynamak istiyoruz fakat TSM’in koçu her seferinde size scrim ayarlayacağım demesine rağmen bir türlü scrim ayarlamadı ve onlarla maç yapamadık.
  • FW ile bir kere oynadık onlar da bizi dümdüz etti. EDG’yi 3-2 yenmiştik. GAM ile de oynuyorduk fakat onlar sürekli cheese deniyordu ve biz de artık onlara scrim vermek istemiyorduk. Daha sonra onların cheese taktiklerinin bize uyanlarını biz de uygulamaya başladık ve koçları kapımızı çaldı bize “N’olur taktiklerimizi kullanmayın rica ediyoruz biz onlara 5 aydır çalışıyoruz” dedi. Aslında biz kullanabilirdik sonuç olarak adamlar bize karşı uygulayıp gösteriyordu fakat biz mertlik bizde kalsın diyip kullanmadık bence kullanmalıydık.
  • Longzhu’yla, Frozen sayesinde iki oyun scrim atabildik.
  • Sonlara doğru, bizim scrim partnerimiz kalmadı. Çinliler bizden scrim istiyordu fakat tam bir şerefsiz oldukları için kendi aralarında scrim sızdırıyorlardı. RNG ile ilk maçımızda, RNG tarafı Alistar banladı ve Japone’nin ligde Alistar ile tek bir maçı bile yoktu. EDG’den öğrenmişler ve biz de Worlds takımlarıyla scrim atmayı bıraktık.
  • İlk haftamız fena geçmemişti fakat hiç scrim bulamıyorduk. Tekli dereceli girdiğimde her oyun Teemo-Darius eşleşmesi oynuyordum. Serverda herkes Darius OTP’ydi. Haliyle ikinci haftaya hazırlanamadık ve bizi darmaduman ettiler.
  • Yine tecrübelenme olayı yaşadık. Kaybettiğimiz maçlardan sonra bile oturduk konuştuk.
  • Hiçbir maçı kaybetmeye çıkmadık ve bana kalırsa Worlds bize çok şey kattı.

1907 FENERBAHCE ESPOR

Fenerbahçe dönemi (Yeni sezon)

  • Türkiye’ye geri döndük ve yeni sezon planlamaları yapıldı. Ben, Frozen, Padden, Zergsting ve Chaser olarak yeni sezona başlama kararı aldık. Geçen sezon gruplara kaldık, bu sezon çeyrek finale çıkalım kadrosu kurduk.
  • Ben Chaser ile anlaşamadım. Kişilik açısında problemliydi. Frozen bir gün geldi, Chaser ile anlaşamayıp takımdan ayrılan bir arkadaşından bahsetti. Ben sorun etmedim, her türlü anlaşırım dedim. İşler böyle ilerlemedi. Biz Kore’de 60 tane scrim attıysak 54’ünü kaybettik. LCK takımlarıyla maçlarımız yakın geçiyor ama Kore Yükselme Ligi takımları bizi yok ediyordu, dakika 15’te oyun bitiyordu. Bunlar olurken Chaser bana olan güvenini kaybetti.
  • Neden kaybettik? Çünkü ben her oyun dive yiyordum. Bazen Chaser’ı çağırıp bazen de çağırmıyordum. Bu ikili tavrım Chaser’ın bana olan güvenini kaybetmesine sebep oldu.  Sorunları çözmeye çalıştım. Beraber duo atalım dedim. Ama adamın şöyle bir huyu var: Biz duo girdik ve hata yapmamalıyız. Ben hata yaptığımda adam küsüyordu. Varımı yoğumu ortaya koymadığımda sinir oluyordu, trip atıyor gibiydi ama ciddi bir sorun değildi. Ben Chaser’la aramı düzeltirken bir şekilde Frozen’la arası açıldı. Chaser, benim etrafımda oynamaya başladı. Bana gang atıyordu ve git gide bana duyduğu güven artıyordu fakat oyunlar böyle kazanılmıyordu. Sonrasında Chaser’la büyük sorunlar ortaya çıktı ve yollarımızı ayırmaya karar verdik.

  • M17’de yedek olan Move’u transfer ettik. Fakat Move geçen seneki Move değildi. Hayatımda kimseyle uğraşmadığım kadar Move’la uğraştım ve sorunları çözmeye çalıştım. Biz, geçen seneki gibi bir takım olamadık. Bu başarısızlığın çok büyük paydası sadece bir kişiye aitti. Bunu yönetimle konuştum, Pades ile konuştum; bir türlü çözemedik.
  • Bazı şeyler affedilmezdir. Hiçbir oyuncu diğerine hakaret etmemeli. Özellikle maç arasında ve seri sırasında yapmamalı. Davranış ve mentalite konusunda sıkıntılı oyuncularla oynamayı sevmiyorum. Bir oyuncunun; mentalitesi iyi, yeteneği kötüyse onunla oynamaya devam ederim çünkü yetenek bir şekilde düzeltilir fakat mentalitenin değişmesi hiç de kolay değil.
  • Move, Bursa serisinde iki oyun kazandıktan sonra bir oyun kaybedince “Siz kazanmak istemiyorsunuz ve ben bundan sonra eğlencesine oynayacağım” dedi ve Frozen çıldırdı. Frozen’ı ilk defa bu kadar sinirli görüyordum, kendi aralarında Korece konuşuyorlardı ve Frozen bağırıyordu. Aynı zamanda beden dilini de agresif kullanıyordu. Ben de içten içe çok sinirliydim ancak dışarıya hiçbir şey belli etmedim.
  • Çeyrek finale geldiğimiz için kadrolar kilitliydi. Kadro değişiyor olsaydı, Move ile asla devam etmezdik. Diğerlerinin de benimle aynı fikirde olacağından emindim. Bunlar tartışırken olaya müdahil olmaya çalışıyorum. Move’u sakinleştirdik ama ben kazanmak için oynamayacağım dedi. Biz iyi oynarsak o da iyi oynayacakmış. İyi oynadık, kazandık. Bu açıdan BUR serisi oldukça zorlu geçti.
  • SUP serisinde böyle bir hadise yaşanmadı fakat Bursa olayı aklımızdan çıkmamıştı ve SUP serisiyle mevsim de sona erdi.
  • Burada ihaleyi sadece Move’a yıkmak çok yanlış olur. Hepimiz daha çok çaba gösterebilirdik. Bu oyun takımca oynanır, takımca kaybedilir. Eğer bir oyuncu sorun yaşıyorsa ona yardım eder sorunu çözersin bu ihaleyi Move’a yıkmak değil fakat içinden çıkamadığımız tek hadise buydu.

Ayrılık konuşması:

  • Pro oyunculuğa başlamadan önce Worlds’te forma giymeyi hedef edinmiştim. Bunu başarınca yeni bir hedef edindim: çeyrek final. Ne yazık ki bunu gerçekleştiremedim.Sağlık sorunum oldu. Bileğim için fizyoterapistten yardım aldım. Koray da aynı fizyoterapistten yardım alıyor.
  • Frozen, geceleri uyuyamayacak düzeyde bir bilek sorunu yaşıyordu. Bence Frozen kesin bırakacak. O kadar ciddi bir bilek sorunu yaşıyordu.

Frozen oyunu bırakmayacağını Esporin’e verdiği röportajda açıkladı. Röportaj için tıklayın.

  • Benim iyi bir okulum ve eğitim hayatım var. Bu yönümle diğer oyunculardan ayrılıyorum. Ne var ki okulum artık dondurulamayacak düzeye geldi. Beşiktaş günlerinden beri bırakmayı düşünüyordum. Artık okula dönme vaktim geldi. Bir sene daha oynamanın bana bir yararı olmayacak. Birçok ülke gezdim, sevdiğim işi yaptım. Ama her güzel şeyin bir sonu var. Üç senedir bunu düşünüyordum. Bu sene kendimde o cesareti buldum.
  • İyi ki bu yola baş koymuşum sevdiğim bir işi yaptım kaç farklı ülke gezdim ve cidden farklı farklı tatlar yaşadım farklı şeyler deneyimledim bir daha olsa bir daha yaparım ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi bunun da bir sonu var.
  • Espor arenasından uzaklaşmıyorum beni farklı yerlerde görebilirsiniz. Hali hazırda yaptığım yayıncılığa devam edeceğim. Farklı oyunlar da oynayan birisiyim bunu yayınlarımdan takip edebileceksiniz. LoL oynamaya da devam edeceğim fakat bu 10 saat değil de 3 saat olur. Belki bir takıma abilik yaparım ama koçluk düşünmüyorum. Koç olacak olsam profesyonel oyuncu olmaya devam ederdim. Belki Riot’ta görebilirsiniz.
  • Kendimde bir eksiklik görmüyorum, eğer yeterince çalışırsam hala en iyisi olabileceğimi düşünüyorum fakat önceliğim okulu bitirmek. Benim geleceğimi kendim kurmam gerek. Ailem fabrikaları olan bir aile değil. Bir süre ara vermem gerekiyor ama bunu açıklarken duygulandım.
  • Ben şu yönden şanslı olduğumu düşünüyorum oyuncular izleyenler olsun benim kimseyle bir münakaşam olmadı, çok kötü zamanlar geçirdiğim de oldu ama kimseyle sorunum olmadı, herkesin bana kaptan demesi bile güzel bir şey ben herkesin gözünde bir saygınlık derecesine ulaşmışım bu beni onore eden bir şey iyi ki bu serüvende benimle birlikte olmuşsunuz.

  • Ben her türlü izleyen amatör oyuncular da varsa hepinize yardımcı olabilirim olurum eğer isterseniz o yüzden bana yazmaktan çekinmeyin. Oyuncular birliği kuruldu mesela resmi olarak değil ama teknik olarak oradayım her türlü soruna yardımcı olmaya çalışırım.
  • Şöyle bir hatam oldu, siz buna düşmeyin. Yeterince azmederseniz yapamayacağınız hiçbir şey yok. Yaşınızı dert etmeyin. Dumbledoge sahneye benden üç yıl sonra da girse şu an en iyi oyunculardan biri. Eğer yetenekli olduğunuzu düşünüyorsanız asla umutsuzluğa kapılmayın.
  • Riot’tan çok sevdiğim abilerim oldu Riot’taki tanıdığım herkesle iyi ki tanışmışım çok arkamda olanlar oldu özellikle Jhonnie ve Glandal’ı çok sevmişimdir onlar bana her zaman bir abi gibiydi, bir şeyin içinden çıkamadığım da gidip danışabileceğim kişilerdi. Muhtemelen onlar da beni aynı şekilde seviyordu. Bahadır, Deniz, Cem, Kürşad, Deniz, Hasan abi ve Bora abi… Herkese teşekkürler.
Görüşünü belirt

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top