Oncan’ın 5 Ronin’den ayrılmasının ardından yaşanan gelişmeler.

Please log in or register to like posts.
Haberler

 Geçtiğimiz günlerde yedeğe çekilen ve kısa bir süre sonra takımı ile sözleşmesini feshettiğini duyuran genç üst koridor oyuncusu Oncan, ayrılığının ardından uzun bir yazı yayımladı. Daha sonra 5 Ronin’in sahibi Sefa Kuru, cevap niteliğinde bir açıklama yaptı. Oncan ise gecenin ilerleyen saatlerinde bu açıklamaya cevaben bir yazı daha yayımladı. Esporin olarak yaşananları daha rahat takip edebilmeniz adına bu olayları sizler için derledik.

 

 

Vez’in açıklamaları, Esporin tarafından hazırlanan görsel

Oncan’ın takımdan ayrılmasının ardından takımın genel menajeri Vez, kararı taraftarlara bu sözleriyle Twitter üzerinden açıklamıştı.

 

Oncan, bir süre sonra sadece ayrılık sürecini değil, takımda yaşadığı problemleri de konu alan detaylı bir açıklamada bulundu. 

Oncan:

5 Ronin ile yollarımızın ayrılmasının sebeplerini kendi bakış açımdan açıklamak istiyorum. Bu takımdayken, son split’e kıyasla benim için yeni bir deneyim olarak başladı. 2 Koreli import’umuz vardı ki bunun iyi bir şey olması gerekiyordu, çünkü çoğu TCL şampiyonlarının kadrolarında en az 1 veya daha fazla Koreli import vardı. Ancak kısa sürede bunun takım içinde sağlıksız bir güç dinamiğine neden olduğunu anlamaya başladım. Çünkü import’larımız Türk oyunculara her scrim sonrası coaching yapmaya başladı. Başlarda bunu iyi bir şey olarak görüyordum, ama sonra fark ettim ki ne zaman yapmamı söyledikleri şeyde onlarla hem fikirde olmasam, bunu benim saygısızlığım olarak görüyorlardı yani onların hep haklı olduğunu ve her zaman onları dinlemem gerektiğini düşünüyorlardı. Takım içindeki deneyimlerim bana kendimi böyle hissettirdi. Bazen önemli bilgiler verdiklerini kabul ediyorum evet ama bazen de yanlış bilgiler veriyorlardı bunu söyleyebilirim. Bir keresinde Lulu top oynuyordum, Broccoli savaşırken ulti’mi ve kalkanımı onun üstünde kullandım ama o sıçra atıp benden uzaklaştı ve ona sıçra kullanmasaydı yaşayabileceğini söyledim. Koç ili de benimle aynı fikirdeydi , ama o gülerek “hayır imkansız” dedi ve öylece gülerek gitti, sanki içinden bu kim olduğunu sanıyor da bana tavsiye veriyor, ondan çok daha iyiyim gibi şeyler geçiriyordu ve bu böyle devam etti. Ne zaman onlara hatalarını göstermeye çalışsam ruh hallerindeki değişiklikleri görebiliyordum, dediklerime alınıp sinirleniyorlardı. Tam da bu yüzden artık hatalarını belirtme konusunda isteksiz olmaya başladım çünkü bunun sadece takımın bağını ve çevresini kötüleştireceğini düşündüm. Ve deneyimlerime göre bu davranışları ben bunu yazarken bile devam ediyordu. Artık onlara kendime gülünmeden ve alay edilmeden hatalarını söyleyemeyeceğim hissine kapılıyordum ama onlar scrim’deyken oyunlar arasında benim hatalarımdan bahsetmekten vazgeçmiyorlardı, ben de kendimi onları dinlemek zorundaymışım gibi hissediyordum çünkü eğer dinlemezsem onların gözünde inatçı ve saygısız olurdum. Geçmiş split’lerimde hatta SuperMasive Academy’de oynarken bile biraz inatçıydım bunu kabul ediyorum ve bu mevcut split süresince düzeltmek için üstünde çalıştığım bir şeydi ve ayrılığımdan sonra da bunu çözmek için gayret edeceğim. Ancak bu durum her zaman haklı olduğunu sanan Koreli import’lara karşı benim için haksızlık olur.

0-2 gidiyorduk ve ikinci haftada Fenerbahçe’ye yenildik. Koreli import’ların kişisel olarak ne kadar hata yaptıklarını görünce hayal kırıklığına uğramıştım, ama kendi hatalarına odaklanacakları yerde hala Türk oyuncuların hatalarını arıyorlardı. Bu süre zarfında artık umurumda olmadığına karar verdim ve hatalarını onlara söylemeye başladım ki review’lar sırasında bunları düzeltebilelim. Ertesi gün yönetim bana, Koreli’lerin saygısız ve inatçı olduğum için benimle çalışmak istemediklerini ve maalesef beni göndermek zorunda olduklarını söylediler. Şok olmuştum ama bu beklemediğim bir şey değildi çünkü Koreli’lerin bana ne kadar pasif-agresif davrandıklarını, review’larda söylediklerime saygısız ve alaycı şekilde güldüklerinin de farkındaydım. Şahsen ben sorunun ben olmadığımdan emindim yani takımın 1-2 hafta sonra beni tekrar geri isteyeceklerine emindim. Sonra bir süreliğine akademiye geçtim (Bu arada akademideki her oyuncuyu seviyorum bence hepsi yetenekli ve potansiyelleri var). Daha sonra takım yine 0-2 gitti, ben de yönetime “tekrar as takımda oynamam için ne yapılması gerekiyor?” diye sormaya başladım. Çünkü zamanımın çoğunu ve üniversite derslerimi Türkiye’ye gelerek feda ediyorum. Onlara dürüstçe söyledim ” Ben buraya TCL’de oynamaya geldim Akademi’de değil.” diye ama bana BroCColi’yle review’larda yaşadığımız sorunların çok fazla zaman aldığını ve buna bir son vermemiz gerektiğini söylediler. Ben de onlara onunla konuşmayacağımı sadece bana verdiği önemli tavsiyeleri not alacağımı ve sessizce bunların üzerinde çalışacağımı söyledim. Benden bunları duyduklarına sevindiler ve tekrar scrim’lerde oynamaya başladım ama Skewer’la 50/50 değişmeli olarak, hem akademi takımı scrim’lerinde hem de as takım scrim’lerinde bu böyleydi. Ben de merakla sordum, “Skewer’ın neyi bazı durumlarda benden iyi? Tüm maçlarda ben oynamamalı mıyım?” diye. Onlar da bana soloq’mu ve şampiyon havuzumu nasıl düzelteceğimi açıkladı. Daha sonra günde 8 oyun oynamaya başladım ve oynarken bir yandan da pro oyuncuların yayınlarını ve videolarını izliyordum. Tabii 5 maçlık blok scrim’leri bunların dışında tutuyorum. Onlara bunu açıkarken de zaten Gnar, Volibear, Ornn gibi geleneksel weak side şampiyonlarını oynayabildiğimi söylüyordum ki daha önce bunları denemedik bile. Sonraki hafta bu şampiyonları scrim’lerde oynamayı denedik ve gayet de başarılı olduk. Sonra da sıra koçumuzun kimin oynayacağına karar vermesine geldi. Verdiği karar başta Nasr’a karşı benim oynayacağımdı o maç bittikten sonra da Wildcats’e karşı oynayacağım da söylendi. Maçlardan önce ve hatta maçlar sırasında da eğer kötü oynarsam bir daha beni as takımda oynatmazlar gibi şeyler düşünüyordum. Bu son derece sağlıksız bir düşünce yapısıydı ve beni tüketiyordu. Bu sebeple de oynadığım oyun scrim’lerdeki oyunuma yakın bile değildi. En sonunda bu benim ve takımın üstesinden gelemeyeceği kadar fazlaydı ve bizde yollarımızı ayırdık. Bazı şeyleri değiştirmek istemiştim ama takım artık isteklerimden sıkılmıştı ve biz de yollarımızı ayırdık.
Bir zamanlar benim için aile haline gelen takım artık benim için sağlıksız bir çevre haline gelmişti ve bana gelişmek için oyun hakkındaki düşüncelerimi özgürce belirtmeme izin vermiyordu.

Pozitif bir notla bitirmek istiyorum çünkü sorunların yanı sıra bunlar tanıştığım en harika insanlardan biri. Bence ili harika bir koç, iyi oyun anlayışıyla ve oyun dışındaki anlayışlılığı ve desteğiyle. Vez çok kibar ve komik bir menajer her oyuncuya yardım etmek için elinden gelenin en iyisini yapıyor. Ve Sefa inanılmaz, empatik ve hayatımda tanıdığım en anlayışlı insanlardan birisi. Umut ve Brolia’yı çok seviyorum, geçen sezondan şimdiye çok iyi takım arkadaşlarıydılar. Tüm yeni oyunculara şans ve güzel bir kariyer diliyorum.

Şimdilik Hollanda’ya dönüyorum kendimi geliştirmeye, hatalarımı gidermeye, soloq’ya ve ailemle vakit geçirmeye odaklanacağım. 5 Ronin ile çok iyi bir ilk split geçirdim, ve 5 Ronin’e her şey için teşekkür etmek istiyorum. Herkese iyi günler.

 

Oncan’ın açıklaması üzerine 5 Ronin takımının sahibi Sefa Kuru, olaylara açıklık getirmek adına kendisi de bir açıklama yayımladı.

Sefa Kuru: 

Merhaba,

Oncan’ın ayrılığı ile alakalı paylaşmış olduğu yazıya istinaden bunları yazıyorum.
Böyle bir tweet atmak zorunda kalmak istemezdim ancak bazı yanlış aktarılan bilgilerin düzeltilmesi ve takımımın itibarının zedelenmemesi adına bunları yazmak durumundayım.

Her sezon olduğu gibi bu sezon da takım içinde problemlerimiz vardı. Yine her zaman olduğu gibi bu sorunları çözmek adına oyuncularla ve koçumuz ile hem birebir hem de takım olarak sayısız kez görüştük. Oncan ile Koreli oyuncularımız arasında problem olduğu doğru, ancak bizim Oncan’a “Koreliler seni istemiyor o yüzden seninle yolları ayırıyoruz” dediğimiz doğru değil. Biz bir karar verirken oyunculardan 1-2 tanesi ben şunu istemiyorum dediği için asla bir karar almayız. Bizim için önemli olan takımın bekasıdır ki problem yaşandığında hiçbir zaman anlık kararlar vermeyiz. Problem neredeyse bunu düzeltmek için zaman tanırız, nasıl düzeltileceğine dair çözüm üretip ilgili kişilerin bunun için çaba sarf etmesini bekleriz -ki geçtiğimiz dönemde de yaşanan tam olarak bu. Oncan antrenmanlara başladığımız günden itibaren beklenenden düşük bir performans sergilemiş olmasına rağmen Koreliler de dahil olmak üzere hepimiz kendisine anlayış gösterdik. Ancak takımdaki herkesten daha az çalışması ve kendisi de farkında olduğu gibi hatalarını kabul etmekteki inatçılığı ister istemez bazı oyuncularla arasında iletişim problemine yol açtı. Tabii olayın sadece oyuncular arasında olması çoğu zaman düzeltilebilecek bir durum. Ki bununla ilgili takım toplantısı ve oyuncularla birebir görüşmeler yapılarak yeni bir sistem uygulamaya başladık ve Oncan bu konuda bizimle aynı fikirdeydi ve sorunlarını düzeltme konusunda çabalayacağı sözünü verdi.

Olay alaycı tavırlara gelince bu konuya katılmıyorum. Hem Pilot hem Broccoli son derece yardımsever ve hoşgörülü insanlar ancak ister istemez karşılıklı inatlaşmalar yaşanınca hem Oncan’ın onlara karşı hem de onların Oncan’a karşı tavır takındıkları doğrudur. Hatta takım toplantımız sırasında Brolia Pilot için LCK’de oynadı tabii ki tecrübeli ve biz de onu daha çok dinlemeliyiz dediğinde Oncan’ın “but he is in TCL for a reason” diyerek küçümsediğini biliyorum. Böyle bir durumdan sonra Oncan’a saygı göstermesini pek de bekleyemiyorum. Yine de bu toplantıdan sonra Pilot ile özel olarak görüşerek birbirlerine karşı daha anlayışlı olmaları gerektiği ve zamanla tüm bu sorunların üstesinden gelebileceğimiz konusunda telkinlerde bulunduk. Maalesef bu “iyileşme” süreci yanlış hatırlamıyorsam iki gün sürebildi. Olay tüm takımı etkileyecek boyutlara geldiğinde, birkaç oyuncu arasındaki sorunlara review’lar sırasında Oncan’ın spesifik pozisyonlardaki veya mikro konulardaki ısrar ve inadı da eklenince takım antrenmanlarının verimi de son derece etkileniyordu. Koçumuz “Artık review yapamıyoruz. Oncan hem dinlemiyor hem de söylediklerime itibar etmiyor.” diyecek duruma geldi ki İli son derece hoşgörülüdür. (bu konuda Oncan ile daha sonra görüştüğümde farkında olmadığı ve düzeltmeye çalışacağı sözünü aldım) Bu hadiseden sonra takım uyumunun sağlanabilmesi için Skewer’a şans vermeye karar verdik çünkü ne draft konusunda bir uzlaşıya varılabiliyor ne de takım uyumu sağlanabiliyordu. Oncan’ın uyumsuzluğu Korelilerle sınırlı da değildi. Oncan ile yolları ayırmaya karar verdik ancak kendisi son derece pozitif bir şekilde “Bana 1 hafta verin akademide oynayayım sorunlarımı düzelteceğim. Sonra eğer as takıma beni tekrar almak isterseniz dönerim yoksa yolları ayırabiliriz.” diye teklif etti ki bu tavrından dolayı kendisine teşekkür ettim. Tabii ki bir şans daha verdik.

Sonrasında Pilot ile yolları ayırma kararı alındı ki tahmin edersiniz insanların Koreli veya import olması bizim kararlarımızı hiçbir şekilde etkilemiyor. Takım için doğru olduğunu düşündüğümüz her ne varsa bu uygulandı. “Ya Oncan ya ben” şeklinde bir teklif hem almadık hem de bu kabul edeceğimiz bir tavır asla değil. Bir oyuncunun böyle bir şey talep etme hakkı bizim takımımızda yoktur. Ancak takım olarak biz Oncan ile yapamıyoruz dendiğinde evet bunu dikkate alırız. Alınan her kararda takım önceliklidir ve isimlerin üstü çizilir. Takımımdaki eski oyuncularım da bunu iyi bilir.

Geçtiğimiz sezon da benzer sorunlar yaşadık ve her ne kadar dışarıya yansımasa da bu yüzden Oncan’ın yedeğe çekildiği bir dönem oldu. Lig maçından önce tekrar şans verildi ve takımla maçlara çıktı. Robin ile bitmek bilmeyen günlük tekrarlayan kavga ve tartışmaları ile koskoca bir sezon geçirdik ve bir şekilde başarılı olduk. Zaman zaman bu sorunlar zirveye çıktı. Her ne olursa olsun insanlara 2. 3. 4. şanslarını vermekten çekinmedik. Bundan kısa vadede zarar görecek olsak bile. Hatta geçen sezon playofflar sırasında Oncan’ın bizzat bana karşı ancak takımı da 0 etkileyecek, kariyerini bitirebilecek çok büyük bir hatasını “gençliğine” verip takımdan ihraç etmedim (bir başka takım sahibi muhtemelen tereddüt etmezdi). Sezon sonu da bu konu hakkında detaylıca görüşüp yarın bir gün bu takımda oynamayacak olsa bile benzer davranışlardan şiddetle kaçınması konusunda tavsiyeler verdim. Buna rağmen de bu sezon ona bir şans daha verdik. Belki de gereğinden fazla anlayış gösterirken takımdan ayrılırken Koreliler yüzünden beni kovdular ve mobbing’e maruz kaldım tarzı bir yaklaşımı hoş karşılamam mümkün değil. Oncan’ın yedeğe çekilmesinden sonra tekrar takımdan ayrılması kararının çıkmasının X,Y,Z oyuncularıyla ilgisi yoktur. Takımın bekası için ve takım olabilmek adına Skewer’ın bireysel yetenek olarak Oncan’dan şu anda daha zayıf olduğunu bile bile bu kararı aldık.

Alınan bu kararlar bazen bize maç kaybettirebilir veya başarısızlıkla sonuçlanabilir ancak günün sonunda bu takımı bir takım olarak tutmak bizim sorumluluğumuz. Orta-uzun vadede başarı için bunun yapılması gerekiyordu ve Oncan ile sözleşmemizi kendisi ile yaptığımız görüşme sonrası sonlandırdık.

İster istemez birçok konuda normalde paylaşmayı düşünmediğim detayları anlatmak durumunda kaldım. Oncan’ın bugüne kadar kötü bir niyeti olduğunu hiç düşünmedim. Ekipte görüştüğüm herkese de aynı şeyi söylemişimdir ancak hatalarını kabul etmemesi, iletişim kurma şekindeki hataları ve düzeltmek için gösterdiği çabanın yetersizliği bizi bu noktaya getirdi.

Not: Geçen sezonki kadro neden korunmadı diyen arkadaşlara küçük bir bilgi vereyim: Biz o kadroyu korumak istedik ancak bu bizim tek başımıza verebileceğimiz bir karar değildi. Tüm oyuncuların sözleşmeleri bitmişti ve hepsi gelecek olan yeni teklifleri değerlendirmeyi seçti. Anlaştıklarımızla devam ettik.

 

Sefa Kuru’nun bu açıklamasının üzerine Oncan, bir açıklama daha yayımladı ve bu açıklamanın onun “son sözleri” olacağını söyledi.

Oncan:

Niyetim drama çıkarmak değil ve takımın itibarı için böyle bir yazı yazılmasını anlıyorum yani bunu kişisel olarak algılamıyorum. Ama gerçekler olduğu gibi. İlk atıldığım zaman bana bilgi verildiğinde, Vezni’nin bana söylediği sözler aynen şöyleydi, “Koreliler artık seninle çalışmak istemiyor. Pilot bize ya o ya da ben dedi. Ve eğer Pilot takımdan çıkarsa BroCColi’nin çıkacağından da korkuyoruz, eğer o takımdan çıkarsa şuan onun yerine iyi bir jungle bulamayız, bu yüzden de başka seçeneğimiz kalmadı, üzgünüm dostum.” Pilot’ın TCL’de oynamasının bir sebebi var dedim evet, bunun ne kadar tartışmalı bir ifade olduğunun farkındayım, tam da bu yüzden bunu söylemeyi tercih ettim. Özel toplantılarda kendisini “ekibin büyük süper starı” olarak nitelendiriyordu. Split’in başlangıcından beri ortalamanın altında performans gördüğümü söyleyerek büyük resmi görmezden geliyordu. Görüldüğü gibi bir çok oyuncu sezonun başında ortalamanın altında performans gösteriyordu. 5 as takım oyuncusunun dışında benim şuanki TCL’deki kazanma oranım %50 onlarınki ise %37,5. Böyle çocukça istatistiklere başvurmak üzücü. Tuhaf bir şekilde aynı senaryo son split’te de yaşandı. İlk Dark Passage maçından sonra takımın çoğunluğu sezon başında kötü oynadığım için beni atmak istedi. Ama atmadılar çünkü o zaman yerime geçebilecek daha iyi top laner yoktu. Oynamaya devam ettim.

Ve tahmin edin ne oldu, 4 kere MVP oldum, ligde 7-3 gittik ve kupayı kazanıp Worlds’e gitmeye sadece 1 oyun uzaktaydık. O zamanlarda Robin ile aramda olan en büyük tartışmalardan birisi ona göre takım savaşlarında güçsüz olan Camille’i seçmememdi. Ama ben Camille’in güçlü olduğu konusunda ısrarcıydım ve bu güne kadar Camille bana karşı neredeyse her maç banlanmıştı. Yanıldığım ve inatçı olduğum zamanlar olabilir , bunu anlıyor ve saygı duyuyorum ve bu zamanı bunları düzetlmek için harcayacağım. Takımın verdiği kararlara kin beslemiyorum, ve bu dramanın sona ermesini istiyorum ki kendime odaklanabileyim. Hepsi bu.

Hala değer verdiğim bir takımda meydana gelen kişisel dramayı sızdırmaya devam etmekten rahatsız olduğum için bunlar büyük olasılıkla son sözlerim olacak.

Olaylar sırasında ve daha sonrasında Twitter, adı geçen isimlerin tweet’lerine sahne oldu.

 

5 Ronin genel menajeri Vez ve Oncan’ın tweet’leri

Vez: Lütfen söylediklerimi çarpıtma veya cümleleri bağlamının dışında kullanma.

Oncan: Bana söylediklerini kelimesi kelimesine tekrar ettim kardeşim. Nasıl istersen öyle anla.

 

Vez’in tweet’i

 

5 Ronin’in sahibi Sefa Kuru ve Oncan’ın tweet’leri

 

5 Ronin’in eski nişancısı Pilot ve Oncan’ın tweet’leri

Pilot: Lütfen doğruları söyle kardeşim. Söylediklerini görmezden gelmedim veya onlara gülmedim. Uzun bir zamandır profesyonel oyunculuk yapıyorum, bu yüzden de kazanabilmek adına oyunculara anlatabileceğim her şeyi anlatmak istedim. Sonra da bana takımdan ayrılmam söylendi. Ben ayrıldıktan sonra evde ne olduğunu bilmiyorum. Umarım mutlu olursun.

Oncan: Fikirlerime gülünen zamanlar oldu ve bunu çok iyi hatırlıyorum çünkü canım çok yanmıştı. Bazen farkına varmadığını anlayabiliyorum ama LoL’ün dışında çok iyi bir insansın, örneğin bana Black Survival öğrettiğin zaman, ramen yediğimiz ve TFT oynadığımız zamanlarda öyleydin.

Pilot: Tamam kardeşim, eğer öyle hissettiysen üzgünüm. Senin fikirlerine gülmek gibi bir amacım yoktu.

 

Olaylar hakkında ne düşünüyorsunuz? Twitter üzerinden bizimle paylaşın!

İfade İle Yorumla

31
11
6
3
17
7
Daha önce oy kullanıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir