League of Legends

LongB: Ligdeki en yüksek potansiyelli takım olduğumuzu biliyoruz

Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi’nde Dark Passage takımının destek rolünü üstlenen ve renkli kişiliğiyle tanınan Serkan “LongB” Ülkücü ile son dönemlerde DP’nin durumunu konuştuk.

Öncelikle merhaba, orta koridor oyuncusu olarak oynamaya başladığın Dark Passage’da şu an destek rolünü üstleniyorsun. Bu rolde kalıcı olmayı düşünüyor musun yoksa kafanda bir noktada tekrar orta koridora dönmek var mı?

LongB: Herkese öncelikle selamlar, röportajlara bayılıyorum 🙂 En azından bu mevsimlik takımımın ihtiyaçlarını gidermek adına destek rolünde oynamaya devam etmem gerekiyor ki bundan herkes oldukça (Luger hariç, Braum oynarsam…) memnun. Şu an destek olarak yetersizim fakat mevsim sonuna en iyi desteklerden biri olarak gireceğime eminim. İlerisi için ise üst koridora tekrar geçmek veya destek olarak devam etmek daha cazip geliyor.

Peki yeni role geçiş aşaması nasıl oldu? Geçiş süreci seni nasıl etkiledi, adapte olmakta ne gibi zorluklar yaşadın?

LongB: Geçiş aşaması pek olmadı aslında ben bu role hiç adapte değilim ama takıma adapte durumdayım. Oyun bildiğim ve iyi bir takım oyuncusu olduğum için bu takımda bu roldeyim. Herhangi bir rolde oynayabilirim, sadece geçtiğim role vakit ayırıp işin “inceliklerini” öğrenmem gerek. Eski Koreli koçumuz Morning, Japone ve Kairos’a nasıl destek oynanacağını öğretirken ben hep onu dinlerdim. Kairos’un sınavı olduğu hafta ne yapacağımızı düşünüp bir yandan paniklerken ben destek oynarım ortaya da buluruz birini sorun yok dedim, başta takımım dalga geçti güldüler ama ilk antrenman maçımıza çıktığımızda benim Kairos ve Japone’dan çok daha iyi olduğumu söylediler. Halbuki sadece koçun onlara anlattıklarından kaptıklarımı uyguladım ve işe de yaradı.

Takımın pek de stabil olmayan çalkantılı bir dönemden geçtiğine şahit olduk. Yapılan transferler takımda ne gibi değişikliklere yol açtı? Oyuncular birbirlerine gerek oyunda gerekse evde uyum sağlama konusunda problem yaşadı mı?

LongB: Uyum sağlama sıkıntısı çekmedik, herkes önceki takıma nazaran oldukça konuşkan, sıcakkanlı ve yardımsever olduğundan herkes birbiriyle çok rahat anlaşabiliyor. İletişim olmayınca hiçbir şey olmuyor. Gerçek hayatta iletişim olmayınca yine bu oyuna da yansıyor ve oyunda da bunların sıkıntılarını çekiyorsunuz. Kirei ile Hatchy konuşmayı bildikleri ve çalışkan oldukları için takımda aynı zamanda bir nevi köprü rolündeler, yani herkesi birbirine bağlıyorlar.

Geçtiğimiz cumartesi günü oynanan RB maçında yaşanan problemden kısaca bahsedebilir misin? Bu durum takımın modunu nasıl etkiledi?

LongB: Alt koridorun 2. kulesinde takım savaşı çıktığında bilgisayarım birden mavi ekran verdi ve takımıma oyunu duraklatmalarını söylediğimde duraklatamadılar, Duraklatıldığında ise çok geç olmuştu. Kronokırılma o haftaya özel çalışmıyordu ve acı haberi aldık “REMAKE”. Muhtemelen oyunu oradan bitirirdik çünkü savaşı kazanıyorduk ve her türlü kârlı çıkan biz olacaktık. Aynı zamanda çok daha iyi seçimlere sahip olan takım da yine bizdik. Remake kararından sonra takımın modu biraz düştü ama oyunumuzu etkileyecek kadar ağır değildi, çünkü o gün daha iyi takım olduğumuzu biliyorduk ve kendimize güveniyorduk, beş kez daha oynansa beşini de kazanabilirdik. Ben ise bu olaya “iyi işte antrenman olarak bakın zaten kazanacağız” diyerek çıktım, biri benim delirmiş olduğumu söylerken diğerleri sanırım rahatladılar ki bu oyuna da yansıdı.

RB ve SUP maçlarından sonra takımının TBF ve Worlds’te başarı elde edebilecek kadar oturmuş/adapte olduğunu düşünüyor musun?

LongB: Bir şey söylemek için henüz erken ve en önemli şey bu iki maçı kazanmayı normal karşılamış olmamız. İki maçta da oldukça fazla hata yaptık ve hepsinin farkındayız, en kısa zamanda bunları çözmek için çalışıyoruz. Ligdeki en yüksek potansiyelli takım olduğumuzu biliyoruz, sıkı çalışmaya ve disiplinimizi bozmamaya özen gösteriyoruz. Bu yüzden önümüzdeki haftalarda da başarıya ulaşacağımıza şüphem yok.

Ani bir kararla rolünü değiştirmesine rağmen ilk maçından itibaren oldukça iyi ve stabil bir performans göstermiş bir oyuncu olarak takipçilerine kendi oyunlarını geliştirmeleri ve yeni bir role adapte olabilmeleri için ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersin?

LongB: Kendimi iyi ve stabil oyun göstermiş gibi görmüyorum, bana kalırsa özellikle koridor safhasında oldukça kötü oynadım ama sadece takımım iyi olduğu için ve uzun süredir orta koridorda oynamamdan dolayı mekaniklerimin diğer destek oyuncularından daha iyi olmasından kaynaklı iyi gözüktüm. Yetenek atışı tutturma ve sıyrılma oranı en yüksek oyuncuyum ama rolüme ve rolümün karakterlerine hakim olmadıktan sonra bunların hepsi önemsiz. O yüzden en kısa zamanda kendimi daha da geliştirip takımımın en üst yerlerde olmasını sağlayacağım. Kendini geliştirmek isteyen insanlara sesleniyorum; vücudunuza ve sağlığınıza, çalışmaya dikkat edin. Pes etmeyin. Siz istediğiniz kadar çalışın ama verimli çalışamadıktan sonra hiçbir şeye yaramaz. Yeteneğinize, kendinize ve harcadığınız zamana, çabalarınıza güvenin. İsterseniz dünyanın en çok efor sarfetmiş, zeki insanı olun ama özgüven olmadıktan sonra hepsi faydasız. Hayatta karşınıza her zaman zorluklar çıkacak bu değişmez bir kural ama kendinizi değiştirip bunlara göğüs gerip gerememek size kalmış. En zor koşullarda bile sağlam durmayı bilin.

Beşiktaş eSports ile aranda hep bir şeyler ters gitti. Hatta bu durum onları bir türlü lige çıkarmıyormuşsun tarzında bir meme’e dönüştü. Bu konuda hakkında neler söylemek istersin?

LongB: Beşiktaş zamanında takım ortamı olabilecek en kötü durumdaydı ve kimse kimse ile konuşmuyordu. Olabilecek en kötü şeylerden biri bu zaten. Aynı zamanda çok fazla disiplin sıkıntısı da çektik, antrenmanın ortasında dizi/film izleyen bile vardı. Yemeğim geldi diyip antrenmanı durduran da vardı. Genel olarak bir umursamazlık havası vardı. İnsanlar birbirinin çok zıttıydı. Takımca iyi bireysel yeteneklere sahip olsak da takım olarak oynayamadık, olmadı. Benim ve Closer’ın da performansları gün geçtikçe düşmeye devam etti çünkü ortamdan çok etkilenmiştik.

Takıma girdiğimizde ikimiz de Avrupa-Batı sunucusunda ikişer Challenger hesaba sahipken takıma girdiğimiz andan itibaren yere doğru çakılmaya devam ettik ve başarısız olduk. Beşiktaş zamanında belki daha iyi bir ruh haline sahip olsaydım her şey çok farklı olabilirdi. Diğer sezon rakibim Beşiktaş’ken, daha Yükselme Ligi başlamadan kazanacağımızdan emindim çünkü kendime aşırı güveniyordum, en iyi olduğumu biliyordum ve 3 ay önceden Beşiktaş’a karşı finali kazandığım zaman röportajda neler söylesem diye düşünüp notlar tutuyordum. Kazandıktan sonraki röportaj tam bir fiyasko oldu ancak beni bir daha asla öyle ruhsuz bir Serkan göremeyeceksiniz. Teşekkürler <3

LongB’ye vaktini ayırıp sorularımızı yanıtladığı için çok teşekkür ediyoruz.

 

Görüşünü belirt

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top