Svenskeren: Kendimizden şüphe etmiyoruz

Please log in or register to like posts.
Haberler

2018 Dünya Şampiyonası’nın ölüm grubundan çıkmayı başaran Kuzey Amerika’nın üçüncü seri başı takımı Cloud9, Afreeca Freecs’i çok rahat geçerek adını yarı finale yazdırmıştı. Takımın tarihinde bir ilk olan başarının ardından, Blitz Esports C9’ın başarılı ormancısı Dennis “Svenskeren” Johnsen ile bir röportaj yaptı.
Svenskeren
Kuzey Amerika, 2011 yılını saymazsak, ilk defa yarı finallere çıkma başarısı gösterdi. Şu an bu başarı hakkında ne hissediyorsun? Kuzey Amerika’yı temsil etmek nasıl bir duygu?
Bu kadar ileri gidebilmek benim için harika bir duygu çünkü kimse bana bir önceki Dünya Şampiyonası’ndan sonra inanmamıştı. Hala iyi bir oyuncu olduğumu düşünüyordum ama bana güvenen kimse yoktu. Takımımdaki oyuncuların da bana inancı kalmamıştı, o yüzden herkesin birbirine güvendiği ve aynı kafa yapısında olduğu Cloud9’a katılmak çok iyi hissettirdi. Özellikle Jack, herkesin kendini evinde hissetmesi için çok uğraşıyor.
NA’i temsil etme konusunu tam bilmiyorum çünkü her zaman Cloud9 tek başına kalıyor, bence diğer NA takımlarından farklı bir türüz. Yani, bu kesinlikle güzel hissettiriyor.
Kuraları gördüğünüzde çok sevinmiştiniz. Sizin Afreeca Freecs’in antrenman partneri olduğunuz duymuştum. Onlarla karşılaşmak nasıldı anlatabilir misin?
Grup aşaması için çalışmalarımızı sürdürürken Afreeca ile birkaç antrenman yaptık. Antrenman partneriydik diyemem, sadece iki gün üst üste antrenman yaptık ve onlara karşı çok iyi sonuçlar elde ettik. Antrenmanların %90’ını kazanmıştık.
Bu sebeple maça çıkarken kendimize çok güveniyorduk çünkü onların ne yapabileceğini bildiğimizi düşünüyorduk ve onlara karşı kazanmayı başardık. Kendimize güvenmenin çok faydası oldu.
Kura sizi mutlu etmiş olsa da, onlara karşı 3-0 kazanmayı bekliyor muydun?
Kesinlikle hayır. Sanırım Güney Kore takımları 5 maçlık serilerde hep en güçlü bölge olarak görülüyordu. Gruplarda tek maçlık serilerde kayıp yaşayabilirlerdi ancak 5 maçlık serilerde hep geri dönebilirlerdi.
O yüzden skor 2-0’ken takıma, “Beyler, Kore takımları, serilerde geri dönebilmeleriyle tanınır. Çok havaya girmeyin,” dedim. Böylece maça odaklanmayı ve aynı kafa yapısında kalmayı başardık.
Bu yıl birçok takım ve analist, herkesin kendi “tarzı” olduğunu ve bunu koruması gerektiğini söyledi. C9’ın tarzı hakkında ne düşünüyorsun? Nasıl tanımlarsın?
Bence bizim tarzımız, haritadaki her şeyi elde etmeye çalışmamız. Erken oyunda olabildiğince agresif olmaya çalışıyoruz. Eğer bir fırsat varsa, bunu hemen değerlendirmeye çalışıyoruz. Kendimizden şüphe etmiyoruz. “Burada biri olabilir mi? Belki de bunu yapmamalıyız,” demiyoruz. Fazla düşünmeden hareket ediyoruz.
Eğer iyi bir oyun görürsek, bunu yapıyoruz. Bunun bize çok faydası oluyor.
Yani erken oyunda agresif, savaşmaya odaklı?
Evet.
Graves tercihin hakkında konuşmak istiyorum. AnDa bu tercihin bana tam anlamıyla “meta” olmadığını söyledi ama sizde işe yaradı. Orada neden Graves aldığın hakkında konuşabilir misin? Çünkü çok gördüğümüz bir tercih değil.
Graves benim rahat ettiğim bir tercih, o yüzden şartlar uygunsa onu oynamayı çok severim. Eğer maçın 20. dakikasında oyunu eşit durumdaysa çok güçlü bir seçim oluyor, herkesi yok ediyor. Eşit oyun, rakip kartopu etkisi yakalamasın, böylece maçı ben taşıyabilirim. O yüzden Graves’le çok rahat ediyorum.
Svenskeren Licorice
Takım arkadaşların hakkında konuşalım. Takımda çok rotasyon yaptınız; bunda sen de dâhilsin. En çok beraber oynadığın iki yeni oyuncu, Licorice ve Zeyzal’a gelirsek. Onların yazın başından buraya kadar olan gelişimleri hakkında ne söyleyebilirsin?
Bence Licorice türünün tek örneği. Hiçbir çaylağın gelip de bir anda onun kadar iyi olacağını zannetmiyorum. Çok hızlı gelişim gösterdi. Bahar mevsiminde onu hakkında çekincelerim vardı çünkü çok güçlü değildi. Kendini geliştirmeyi başardı ve farklı oyun tarzlarına uyum sağlayabildi.
Önceden sadece taşıyıcı şampiyonlar oynayabiliyordu ve bu bize zorluk çıkarıyordu. Sonra Reapared ona çok şey öğretti ve artık ondan ne tarz oynamamızı istiyorsak oynayabiliyor. Şimdi çok iyi durumda.
Zeyzal da öyle. Sanırım beraber bir takımda oynamışlardı, o sayede bu takımdan önce iyi bir arkadaşlıkları vardı. Bence bunun faydası büyük çünkü tecrübeli oyuncuların olduğu takımda bir çaylak olmaz zor. Eğer bir çaylaksan, diğer oyunculara çok saygı göstermen gerekiyor ama hepimiz çok aklı başında insanlarız. Birbirimize hep “sen çok kötüsün” diyoruz. Ondan çok daha kötü şeyler de söylüyoruz. Bence biz birbirimize karşı çok açığız ve eğer geliştirmemiz gereken bir konu varsa, onu çok çabuk hallediyoruz.
Son maçta senin Nocturne tercihine karşılık Afreeca Freecs Galio’yu seçti. Bu biraz garip bir tercih oldu zira Nocturne Paranoya’sını açtığında Galio’nun savaşlara girmesi zorlaşıyor. Bu tercih hakkında ne düşündün? Sence onlar rahat oldukları tercihlerde mi bulundular?
Bence onlar rahat oldukları şampiyonları seçtiler. Kuro genelde daha tank bir orta koridor seçtiğinde iyi performans gösterir, maçı taşıması gerekmeyen bir seçimle. O sadece takım arkadaşlarını destekliyor, o yüzden rahat oldukları tercihlerde bulundular.
Eğer daha önce hamle yapabilecek bir tercihiniz varsa, Galio, Nocturne’e karşı yapılabilecek bir seçim. Nocturne karşısında, Nocturne’den daha sert bir savaş başlatma kompozisyonuna ihtiyacınız var. Onların tercihinin garip olmasının nedeni, Galio’yu savaşa getirecek birini seçmemeleriydi. Onu sadece defansif olarak kullanabildiler ama Nocturne Paranoya’sını açınca Galio bir şey yapamazdı. Onlar için bayağı garip oldu.
Fnatic’le karşılaşmak hakkında ne düşünüyorsun? Sence şampiyon olabilecek misiniz?
Evet, bence şu an herhangi bir takım Dünya Şampiyonası’nı kazanabilir. Tüm takımların birbirini yenme şansı var. EDG’nin Fnatic’i bizim için halletmesini umuyordum ama yarı finalde Avrupa-Kuzey Amerika karşılaşmasının olması çok heyecan verici ve Fnatic kesinlikle çok güçlü. Çok heyecan verici olacak.
Peki yarı finallere damlatmaz bardak götürecek misin? İki kere bununla ilgili sorun yaşadın, sence bir problem haline gelmiyor mu?
Cloud9 bana yeni klavyeler vermeye devam ettikçe, bunun bir problem olacağını düşünmüyorum. Maçları kazanmak için ne yapıyorsam onu yapmaya devam etmeliyim. O yüzden eğer gelenek benim klavyeye bir şeyler dökmemse, bunu devam ettirmem gerekiyor.

 

İfade İle Yorumla

0
0
0
0
0
0
Daha önce oy kullanıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir